Başarının 11 Adımı

Başarının 11 Adımı

Tüm Potansiyelinizi Kullanmanın Yolu

Kalite Ofisi Yayınları

Kitap Notları:

  • Mevcut alışkanlıklarınızı değiştirmeyi ve yenilerini kazanmayı düşünmelisiniz. Eğer yaptıklarınızı değiştirmezseniz, elde edecekleriniz de değişmez! Her gün sadece küçük bir iyileştirme yapmanız, farkı yaratabilir. Evet, bu kadar kolay.
  • Başarısızlığı inkar etmeyin ve görmezlikten gelmeyin. Bunun yerine başarısızlıktan edindiğiniz tecrübe ve bilgileri kutlayın.
  • Herhangi bir işe başlamadan önce, motive olabilmek için, zihninizin pozitif ve enerji dolu bir düşünce düzeyine gelmesini sağlayın.
  • Hayal dünyanızın sınırlarını zorlayın ve en çılgın rüyalarınızı not edin!
  • Akıllı kavramı Özel, Ölçülebilir, Başarılabilir, Gerçekçi ve Somut anlamındadır. İlerleme sağlayabilmeniz için hedeflerinizin tüm bu bileşenleri içermesi gerekir.
  • Adımlarınız rasyonel bir şekilde planlayın. Sizi zorlayacak fakat erişilmesi mümkün zaman aralıkları belirleyin. Daha önce gerçekleştirilmesi imkansız olarak görünen hedefleriniz yakınlaşacak ve ulaşılabilir bir hal alacaktır. Bu hedefleriniz küçüldüğü için değil, siz onları gerçekleştirebilecek duruma geldiğiniz için olur .
  • Belirlediğiniz hedefi gerçekleştirme yolunda eyleme geçin ve bunu hemen yapın. Bazen zaman kısıtları ve diğer imkansızlıklar başarıya giden yolda size engeller yaratabilir. Bunların üstesinden gelmenin bir yolunu bulun. Bu gibi mazeretlerin geçmişte sizi istediklerinizi başarmaktan alıkoyduğunu hatırlayın.
  • Kendinizi sevin, başarının tadını çıkartın ve onu özel bir şekilde kutlayın.

55 Klasik Mazeret

Başarılı olmayan insanların belirli bir ortak özellikleri vardır. Başarısızlık için gerekli bütün nedenleri bilirler ve kendi başarısızlıklarını açıklamak için geçerli mazeretleri vardır.

Bahaneler, Bahaneler, Bahaneler…

Bu mazeretlerin bazıları zekicedir ve birkaçı olgularla doğrulanabilir. Ne var ki mazeretler sizi başarılı yapmaz ve istediğiniz yere götürmez. Bir karakter tahlilcisi en yaygın kullanılan mazeretlerin bir listesini yapmıştır. Listeyi okurken kendinizi dikkatle inceleyin ve bu mazeretlerin hangilerini kullandığınızı saptayın.

  1. EĞER bir karım ve çocuğum olmasaydı…
  2. EĞER yeterince gayretli olsaydım…
  3. EĞER param olsaydı…
  4. EĞER iyi bir eğitimim olsaydı…
  5. EĞER bir iş bulabilseydim…
  6. EĞER sağlığım iyi olsaydı…
  7. EĞER zamanım olsaydı…
  8. EĞER zamanlama daha iyi olsaydı…
  9. EĞER diğer insanlar beni anlasaydı…
  10.  EĞER şartlarım daha farklı olsaydı…
  11. EĞER hayatımı yeni baştan yaşasaydım…
  12. EĞER başkalarının ne diyeceğinden korkmasaydım…
  13. EĞER bana bir şans verilseydi…
  14. EĞER şimdi bir şansım olsaydı…
  15. EĞER diğerlerinin bana kini olmasaydı…
  16. EĞER beni durduracak engeller olmasaydı…
  17. EĞER biraz daha genç olsaydım…
  18. EĞER gerçekten istediğim şeyi yapabilseydim…
  19. EĞER zengin doğmuş olsaydım…
  20. EĞER doğru insanlarla tanışmış olsaydım…
  21. EĞER bazı insanların sahip olduğu yeteneklerim olsaydı…
  22. EĞER girişken davranma cesaretim olsaydı…
  23. EĞER geçmişteki fırsatları değerlendirmiş olsaydım…
  24. EĞER insanlar benim sinirimi bozmasaydı…
  25. EĞER eve ve çocuklara bakmak zorunda olmasaydım…
  26. EĞER biraz para biriktirebilseydim…
  27. EĞER patron beni takdir etseydi…
  28. EĞER bana yardım edecek biri olsaydı…
  29. EĞER ailem beni anlasaydı…
  30. EĞER büyük bir şehirde yaşasaydım…
  31. EĞER her şeye yeni başlamış olsaydım…
  32. EĞER özgür olsaydım…
  33. EĞER bazı insanların kişiliği bende olsaydı…
  34. EĞER bu kadar şişman olmasaydım…
  35. EĞER yeteneklerim bilinseydi…
  36. EĞER elime bir “fırsat” geçseydi…
  37. EĞER şu borçlarımdan kurtulsaydım…
  38. EĞER başarısız olmasaydım…
  39. EĞER nasıl yapacağımı bilseydim…
  40. EĞER herkes bana karşı çıkmasaydı…
  41. EĞER bu kadar çok endişelenecek şeyim olmasaydı…
  42. EĞER doğru insanla evlenseydim…
  43. EĞER insanlar bu kadar aptal olmasaydı…
  44. EĞER ailem bu kadar savurgan olmasaydı…
  45. EĞER kendimden emin olsaydım…
  46. EĞER şans bana karşı olmasaydı…
  47. EĞER yanlış yıldızın altında doğmasaydım…
  48. EĞER bu kadar çok çalışmak zorunda olmasaydım…
  49. EĞER olacak olanlar böyle olmasaydı…
  50. EĞER paramı kaybetmemiş olsaydım…
  51. EĞER başka bir mahallede yaşıyor olsaydım…
  52. EĞER böyle bir “geçmişim” olmasaydı…
  53. EĞER kendi işim olsaydı…
  54. EĞER diğer insanlar beni dinleseydi…
  55. EĞER *** ve içlerinde en önemlisi de budur… eğer kendimi olduğum gibi görme cesaretim olsaydı, neyimin yanlış olduğunu bulur ve onu düzeltirdim. O zaman hatalarımdan yararlanma fırsatı bulur ve diğerleriyle olan deneyimlerimden bir şeyler öğrenebilirim, çünkü bende yanlış giden bir şeyler olduğunu biliyorum, öyle olmasaydı şu anda, zayıflıklarımı analiz etmek için daha fazla ve mazeret bulmak için daha az zaman harcasaydım istediğim yerde olurdum.

Başarısızlığı açıklamak için mazeret bulmak herkes için bir eğlencedir. İnsan ırkı kadar eskidir ve başarı için çok tehlikelidir! İnsanlar neden mazeretlerine sıkı sıkı yapışırlar? Cevap açıktır. Mazeretlerini savunurlar, çünkü onları kendileri yaratır! İnsanın mazereti kendi hayal gücünün ürünüdür. Kendi buluşunu savunması insanın doğası gereğidir.

 

Her Sabah OKU!

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsak önce kendimizden başlamamız gerekir.

İçsel Güç

Her gün belli bir süre kendi dinginliğimle baş başa kalarak, yani sadece var olarak sınırsız içsel güç alanım ile temasta olacağım. Ayrıca her gün, günde en az iki defa (otuz dakika sabah, otuz dakika akşam olmak üzere) tek başıma oturarak meditasyon yapacağım.

Sessiz Tanıklık

Yaşayan her varlıktaki bilgeliğe sessizce tanık olmak için her gün belli bir süre doğada vakit geçireceğim. Sessizce oturup bir gün batışını seyredecek, bir okyanus veya bir derenin sesini dinleyecek veya bir çiçeği koklayacağım. Kendi dinginliğimin verdiği mutluluk ile ve doğayla birlikte yaşamın tüm dönemlerinin, sınırsız içsel güç alanımın ve sonsuz yaratıcılığımın keyfini çıkaracağım.

Yargılamayacağım

Yargılamadan yaşayacağım. Günüme şu cümle ile başlayacağım: “Bugün hiçbir şeyi yargılamayacağım.” Gün içinde de bunu kendime hatırlatacağım.

Alma ve Verme

Gittiğim her yere bir hediye götüreceğim, karşılaştığım herkese bir hediye vereceğim. Bu hediye bir iltifat, bir çiçek veya bir dua olabilir. Bugün temas kurduğum herkese bir şey vereceğim ve kendi hayatımla diğer insanların hayatlarında mutluluk ve zenginliğin dolaşmasına katkıda bulunacağım.

Almaya Açık Olacağım

Bugün hayatın bana sunduğu tüm hediyeleri minnet ve şükranla kabul edeceğim. Doğanın hediyelerini kabul edeceğim. Gün ışığı, kuş sesleri, bahar yağmurları, kışın ilk karı gibi… Ayrıca diğer insanlardan almaya açık olacağım: Maddi değeri olan bir hediye, para, iltifat, veya dua…

Zenginlik, Bolluk ve Bereket

Sevgi, ilgi, takdir gibi hayatın en değerli hediyelerini vererek ve kabul ederek zenginliğin, bolluk ve bereketin dolaşımına kendimi adayacağım. Karşılaştığım herkese sessizce mutluluk, sağlık ve neşe dileyeceğim.

Karma

Bugün yaptığım her seçime tanıklık edeceğim.Ve bu seçimleri bilinçli ve farkında olarak yapacağım. Gelecekteki herhangi bir ana hazırlanmak için şimdiyi tümüyle farkında olarak yaşayacağım.

Seçim Soruları

Bir seçim yaptığımda kendime iki soru soracağım: “Bu seçimin sonuçları nelerdir?” ve “Bu seçim, bana ve etrafımdakilere mutluluk getirecek mi?”

Kalbimin Rehberliğinde

Kalbimden bana rehberlik etmesini isteyeceğim. Kalbimin bana hissettirdiği rahatlık veya huzursuzluk hissi ile hareket edeceğim. Eğer seçimim hakkında rahat hissettiriyorsa, devam edeceğim. Eğer bu seçimim beni huzursuz ediyorsa duracağım ve içimdeki bilgelikle bu hareketin sonuçlarını görmeye çalışacağım. Bu rehberlik kendim ve etrafımdakiler için spontane ve doğru seçimler yapmamda yardımcı olacaktır.

En Az Çaba

Kabul etmeyi uygulayacağım. Bugün tüm insan, durum, koşul ve olayları olduğu gibi kabul edeceğim. Biliyorum ki şu an olması gerektiği gibi, çünkü tüm evren olması gerektiği gibi. Şu anla mücadele etmeyerek tüm evrenle de mücadele etmemeyi seçiyorum. Kabul edişim tam ve bütündür. Her şeyi şu an olduğu haliyle kabul ediyorum, olmalarını istediğim gibi değil.

Sorumluluk

Her şeyi olduğu gibi kabul ediyorum. İçinde bulunduğum ve problem olarak gördüğüm olaylar için sorumluluk alıyorum. Biliyorum ki sorumluluk almak, içinde bulunduğum durum nedeni ile hiç kimseyi suçlamamak demektir (Buna ben de dahilim). Biliyorum ki her problem aslında kendi içinde gizli bir fırsat barındırır ve bu fırsatları yakalamak için dikkatli olmak şu anı büyük bir faydaya dönüştürebilmemi sağlayacaktır.

Savunmasızlık

Bugün farkındalığımı savunmasızlık ilkesiyle yaşayacağım. Fikirlerimi savunmayı bir kenara bırakıyorum. Başkalarını fikirlerime inandırmak ve ikna etmek için herhangi bir ihtiyaç duymayacağım. Bütün fikirlere açık olacak ve herhangi birine inatla bağlı kalmayacağım.

Niyet ve Arzu

Tüm arzularımın bir listesini yapacağım. Bu listeyi hep yanımda taşıyacağım. Sessizliğime girmeden ve meditasyona başlamadan önce bu listeye bakacağım. Geceleri uyumadan önce bu listeye bakacağım. Sabah uyandığımda da bu listeye bakacağım.

Kozmik Plan

Listemdeki tüm arzuları özgür bırakacağım ve üretkenlik hazneme teslim edeceğim. İşler istediğim gibi gitmediğinde bunun bir sebebi olduğuna ve kozmik planın benim kavrayabileceğimden daha büyük bir şey hazırlamakta olduğuna güveneceğim.

Şu Anın Farkındalığı

Tüm eylemlerimde “şu anın farkındalığı”nı uygulamaya çalışacağım ve bunu kendime sürekli hatırlatacağım. Problemlerin şu anki dikkatimi dağıtmasına ve yok etmesine izin vermeyeceğim. Şu anı olduğu gibi kabul edeceğim ve geleceği en derin ve en coşkulu niyet ve arzularımla yaratacağım.

 Zihinsel Bağımsızlık

Bugün kendimi olay, durum ve koşullardan zihinsel olarak soyutlamaya adayacağım. Kendime ve çevremdeki insanlara olduğumuz gibi var olma özgürlüğünü vereceğim. Her şeyin nasıl olması gerektiği ile ilgili fikirlerimi dayatmayacağım. Problemlere sonuçlar bulmaya çalışarak yeni problemler yaratmayacağım. Her şeye zihinsel bağımsızlık ile yaklaşacağım.

Belirsizlik

bugün deneyimlerimin ana malzemesi belirsizlik olacak. Belirsizliği kabul etmeye duyduğum istek sayesinde kaos, karışıklık ve düzensizlik içindeki problemler kendiliğinden çözülecektir. Bir durum ne kadar belirsiz görünüyorsa, ben kendimi o kadar güvende hissedeceğim, çünkü belirsizlik benim özgürlüğe giden yolumdur. Aradığım güveni belirsizliğin bilgeliğinin rehberliğiyle kendimde bulacağım.

Sonsuz Fırsatlar Denizi

Sonsuz fırsatlar denizine gireceğim ve sınırsız seçimlere açık olacağım, ortaya çıkacak olanları heyecanla bekleyeceğim. Sonsuz fırsatlar alanında hayatın tüm eğlencesini, macerasını, büyüsünü ve gizemini yaşayacağım.

Hayatın Amacı: Dharma

Bugün ruhumun derinliklerinde yatan bebek Tanrı ve Tanrıça’yı sevgiyle besleyeceğim. Bedenimde hayat bulan içimdeki “Öz”e ilgi göstereceğim. Kendimi kalbimin içindeki bu derin durgunluğa uyandıracağım. Ebediyet ve ölümsüzlük bilinci hep benimle olacak.

Eşsiz Yetenekler

Eşsiz yeteneklerimin birer listesini yapacağım. Eşsiz yeteneklerimi ortaya koyarken yapmayı istediğim şeylerin de listesini yapacağım. Eşsiz yeteneklerimi gösterirken ve onları insanlığın hizmeti için kullandığımda zaman kavramı ortadan kalkacaktır. Böylece kendi hayatımda olduğu kadar diğer insanlarınkinde de bolluk ve bereket yaratabileceğim.

Nasıl Hizmet Edebilirim?

Her gün, “Nasıl hizmet edebilirim?” ve “Nasıl yardımcı olabilirim?” diye kendime soracağım. Bu soruların cevapları diğer insanlara sevgiyle yardım ve hizmet etmemi sağlayacak.

Başarının 7 Spiritüel Yasası

Başarının 7 Spiritüel Yasası

Hayallerinizi Gerçekleştirmek İçin Pratik Bir Rehber

Deepak Chopra, Pozitif Yayınları

Kitap Notları:

  • Başarı, mutluluğun artarak devamı ve hayatta daha değerli amaçları fark ederek ilerleme ve gelişme olarak tanımlanabilir.
  • Yasa süreci daha önce tezahür etmemiş olanın tezahür etmesidir. İzleyen izlenene, gören gördüğü sahneye dönüşür, bu süreçte hayal kuran hayalini tezahür ettirir.
  • İstediğiniz şeyi önce vermeyi öğrenmelisiniz.
  • Tüm varoluşun kaynağı saf bilinçtir. İçsel güç, doğmayı bekleyen sınırsız gücü dünyaya getirmenin yollarını arar. gerçek benliğimizin saf yaratıcı güç olduğunu anladığımızda evrendeki her şeyi tezahür ettiren güç ile birleşiriz.
  • Evrenin zenginliği, bolluğu, bereketi doğanın yaratıcı zekasının bir ifadesidir. Doğayla ne kadar uyumlu yaşarsak, sınırsız yaratıcılığa o kadar çok kapımız açılır.
  • Evren dinamik bir değişim içinde işliyor. Almak ve vermek evrendeki enerji akışının iki farklı yüzüdür. Arayışı içinde olduğumuz şeye ne kadar çok kendimizi verirsek, hayatımızda ve evrende dolaşan bolluk ve bereketi o kadar çok artırırız.
  • Hayatınızda bolluk ve bereket yaratmak, istediklerinizi gerçekleştirmek için, hem almalı hem de vermelisiniz.
  • Elimizde tutma niyeti ile paranın akışını engellersek, ki sonuçta bu bir hayat enerjisidir, paranın bize geri dönüşünü de engellemiş oluruz.
  • Ne kadar çok verirseniz o kadar çok alırsınız, çünkü evrendeki bolluk ve bereketin devamını ve hayatınıza akmasını sağlarsınız.
  • Verdiğiniz şeyden keyif alacak bir yapıya sahip olmalısınız. Böylece verme enerjisi zaman içinde çoğalıp artar.
  • İsteklerinize ulaşmanın en kolay yolu başkalarının isteklerine ulaşmalarına yardımcı olmaktır.
  • Eğer hayatta güzel şeyler işle lütuflandırılmak istiyorsanız, herkesi bu güzellikler ile sessizce lütuflandırmayı öğrenmelisiniz.
  • Hayat bilincin sonsuz dansıdır. Kendisini mikrokozmos ve makrokozmos, insan bedeni ve evrensel beden, insan zihni ve kozmik zihin arasındaki dinamik ve devinimsel bir değiş tokuşun ifadesi olarak tanımlar.
  • Gerçek doğanızda bolluk ve bereket vardır. Doğal olarak zenginiz, çünkü doğa her ihtiyacımıza ve isteğimize karşılık verir. Hiçbir eksiğimiz yok, çünkü öz doğamızda istediğimizi yaratabiliriz.
  •  Bir şeyi ilk olarak kendimiz için değil, başkaları için istediğimizde, diğer tüm şeyler kendiliğinden size akacaktır.
  • Her eylem bir şekilde kendine geri dönen benzer bir enerji gücü yaratır. Ne ekersek onu biçeriz. Başkalarına mutluluk ve başarı getirecek eylemleri seçtiğimizde, kendi karmamızın meyveleri de mutluluk ve başarı olur.
  • Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, şu an olan her şey geçmişteki seçimlerimizin birer sonucudur.
  • Şu anda yapmış olduğum seçim bana ve etrafımdakilere mutluluk getirecek mi? Cevabınız evet ise, devam edin ve seçiminizi yapın. Eğer cevabınız hayır ise ve bu seçim size  ve etrafınızdakilere üzüntü getirecek ise bu seçimi yapmayın. İşte bu kadar basit.
  • Bazen hiç mantıklı görünmese de kalbin seçimleri her zaman mantıklı bir düşüncenin asla ulaşamayacağı kadar doğru ve kesindir.
  • Doğanın zekası çabasız ve kolay çalışır. Dertsiz, ahenkle ve sevgiyle… Ahenk sevgi ve neşenin getirdiği doğal güçlerden yararlandığımızda, çabasız bir kolaylıkla başarılı bir yaşam, iyi bir gelecek yaratırız.
  • Öz, gitmeden bilir, bakmadan görür, yapmadan gerçekleştirir. // Lao Tzu
  • Para kazanmayı sadece kendi ihtiyaçlarınız için istediğinizde size akan enerjiyi kesip atar, doğanın mükemmel zekasının işleyişine engel olursunuz.
  • Kabul etmek basitçe, “Bugün ne olursa olsun insanları, durumları ve koşulları olduğu gibi kabul edeceğim” diyerek kendine söz vermektir. “Biliyorum ki şu an olması gerektiği gibidir” diyebilmektir. Çünkü tüm evren “şu an” olması gerektiği gibidir.
  • Gelecekte bazı şeylerin farklı olmasını dileyebilirsiniz, ancak şu an her şeyi olduğu gibi kabul etmeniz gerekir.
  • Sorumluluk, olaylar karşısında hiçbir şeyi, kendiniz dahil hiç kimseyi suçlamamak demektir. Sorumluluk, bir durumu,olay veya problemi şu an olduğu gibi kabul ederek, bu duruma yaratıcı bir karşılık verebilme yeteneğidir.
  • Kendi fikirlerinizi savunmaktan vazgeçtiğinizde, daha önce boşa harcadığınız çok büyük bir enerjiyi geri kazanmış olursunuz. Savunmaya geçer, başkalarını suçlar, kabullenmez ve kendinizi yaşadığınız ana teslim edemez iseniz, hayatınız büyük bir direnç ile karşılaşır.
  • Fırtınada çatlayan veya yıkılan sert bir meşe ağacı olmak yerine, fırtınaya uyum sağlayan, eğilen ve hayata devam eden saz gibi esnek olmayı tercih edin.
  • Her niyet ve arzunun özünde onu gerçekleştirebilecek bir mekanizma vardır. Niyet ve arzunun alanında sınırsız bir düzenleme gücü vardır. Verimli toprağına bir niyet ektiğimizde, bu sonsuz düzenleme gücü bizim için çalışmaya başlar.
  • Bir çiçek, gökkuşağı, ağaç, yaprak veya insan bedeni temel parçalarına ayrıldıklarında sadece enerji ve bilgidir. Evren, temelinde enerji ve bilgiden ibarettir. Bir ağaç ile aramızdaki tek fark alıcı bedenlerimizdeki bilgi ve enerji içeriğidir.
  • Ben O’yum. Sen O’sun. Her şey O! O’ndan başka da hiçbir şey yok.
  • Bilinçli olarak kendi mekanik kuantum bedenimizin bu enerji ve bilgi içeriğini değiştirebilir ve bilgilere daha büyük bedenimizin, yani çevremizin, dünyamızın enerji ve bilgi içeriğini etkileyebilir, bunun içinde gerçekleşmesini istediğimiz şeyleri gerçekleştirebilme yeteneğini bulabiliriz.
  • Dikkatimiz şu anda olduğu sürece, niyetlerimiz gelecekte gerçekleşebilir, çünkü gelecek “şu an”da yaratılır. Şu anı olduğu gibi kabul etmemiz gerekir. Gerçek doğanızın saf ve ilahi güç olduğunu hatırlayın. “Öz”ünüzün bu bilincini her yere yanınızda götürün, arzularınızı sakince serbest bırakın. Evren detayları sizin için halledecektir.
  • Zihinsel bağımsızlıkta belirsizliğin bilgeliği yatar. Belirsizliğin bilgeliğinde ise özgürleşme yatar. Geçmişimizden, bilinenden ve geçmiş koşullanmaların hepsinden… Bilinmeyene, sınırsız olanaklar alanına adım atmaya istekli olduğumuzda kendimizi evrenin dansının müziğini yöneten yaratıcı zihne teslim ederiz.
  • İstediğimiz her şey kendimizi durumlardan zihinsel ve duygusal olarak soyutladığımızda gerçekleşebilir, çünkü bu zihinsel ve duygusal soyutlama, gerçek benliğimizin gücüne şüphesiz inanmaya dayanır.
  • Zenginlik, bolluk ve bereket veya fiziksel dünyadaki her şeyin kaynağı benliktir. Her şeyi gerçekleştirmeyi bilen bilinçtir bu. Diğerleri birer semboldür. Arabalar, evler, paralar, kıyafetler, uçaklar… Bu semboller gelip geçicidir. Sembollerin peşinden koşmak, bir ülkenin topraklarında yaşamak yerine, sadece haritasına bakmak gibidir.
  • Gerçek zenginlik bilinci, her istediğimize, istediğimiz her an ve en az çabayla sahip olabilme yeteneğidir. Bu deneyimi içimize sindirebilmek için önce bilinmezliğin bilgeliğini sindirebilmemiz gerekir. Bu bilinmezlikte istediğimiz her şeyi yaratabilecek özgürlüğü bulabilirsiniz.
  • Problemlere çözüm dayattığınızda yeni problemler yaratırsınız. Dikkatinizi belirsizliğe verip, kaos ve karışıklığa çözüm bulmayı beklerken belirsizliğe tanıklık ederseniz, ortaya çıkacak olan şey, muazzam ve heyecan verici olacaktır.
  • Hayatınızdaki her probleme, size daha büyük bir fayda sağlayabilecek bir fırsat olarak bakabilirsiniz. Belirsizliğin bilgeliğinde kök salarak fırsatlara karşı açık ve ayık olun. Bu hazırlıklı haliniz yeni fırsatlarla buluştuğunda çözüm kendiliğinden ortaya çıkacaktır.
  • Herkesin yaşamının bir amacı vardır. Başkaları ile paylaşmak için eşsiz bir hediyesi ya da özel bir yeteneği vardır. Bu eşsiz yetenek başkalarına hizmet ile harmanlandığında, kendi özümüzün coşkusunu ve sevincini deneyimleriz. Bu da tüm hedeflerin hedefi, nihai hedeftir.
  • Kutsallığınızı keşfedin, eşsiz yeteneğinizi bulun, onunla insanlığa hizmet edin. istediğiniz her tür zenginliği böylece yaratabilirsiniz. Yaratıcı ifadeniz diğer insanların ihtiyaçları ile eşleştiğinde, bolluk bereket kendiliğinden ortaya çıkacak, görülmeyenden görülene, “Öz”ün dünyasından fiziksel dünyadaki formuna akacaktır.

Karar Ver

Kazananların Felsefesi

Dünya üzerinde yetenekli ama hiçbir şey başaramamış ne kadar çok insan var biliyor musun?

Hayat, yaşam, süreç… Adına her ne dersen de, çok eğlencelidir aslında. Çoğumuz için karanlık ve zor olarak algılansa ve kabul edilse bile iyilik ve ışık o karanlığın ardındadır aslında.

Gezegenimiz yetenekli insanlar ve varlıklarla dolu. Ve bir bakarsın hiçbir şey başaramıyorlardır. Bunun altında yatan sır ve sebep yanlış noktaya odaklanmalarıdır: beden…

Bedenimizin sınırlandırmaları, limitleri vardır. Ama aklın yoktur. Gözardı edilen her şey bu noktada başlar. Zihinsel olarak hazır olmadığın sürece asla gerçek manada hazır olamazsın. İşte bu sebepten dolayı birçok insan hedeflerine ulaşamıyor. Tam da bu yüzden sadece ama sadece yüzde 2 ile 3 arasındaki girişimci yüksek bir başarı yakalayabiliyor.

Hedeflere ulaşmak ve başarmak için ilk öncelik, sürekli ve asla aksatmadan tekrar edilen doğru alışkanlıklardır. Bundan da anlaşılacağı gibi başarı hemen ya da çok kısa sürede gelen bir şey de değildir. Ve bu disiplin hali kolay elde edilebilecek bir durum değildir.

Disiplini kolay hale getirmek için en büyük yardımcın tutkun olacaktır. Tutkun olduktan sonra her şeyi deneyebilirsin. Başarılı ya da başarısız olman önemli değildir. Olumsuz sonuçlanan her durumda tekrar ve tekrar denersin. Motivasyonun, istekli durabilme halin ve de en önemlisi, başarıyı uzaktan görebilme yeteneğin bu tutkuna bağlıdır.

Her birimiz bir hediye ile dünyaya geliriz. Bu hediyeyi bulmak bizim asıl işimiz, gerçek meselemizdir. O hediyeyi bulduğumuzda yaşam amacımızı keşfederiz. İşte bu keşif tutkunu açığa çıkaracaktır. Tutkun açığa çıktığında yapamayacağın hiçbir şey yoktur. Gerçek bir hedefin ve belirlenmiş bir odağın vardır artık.

Başarı Yolculuğun Kendisidir

Bundan sonrası en keyifli süreçtir. Varmak istediğin hedefi sürekli özler, devamlı ona ulaşma hasreti içerisinde olursun. Ve bu yolculukta gerekli olan her şeyin yolda var olduğunu keşfeder ve yola aşık olursun. Bir zaman sonra öğrenirsin ki başarı o hedef değil, sürecin ve yolun ta kendisidir.

Başarmanın ve başaranların sırrı tutkunun ardından gelen eylemdir. Ve eylem tüm hayatımızı değiştiren en önemli şeydir. Peki bu sır apaçık ortada iken neden eyleme geçemeyiz. Eyleme geçmememizin tek sebebi korkularımızdır. Korkularımız bizi yataktan kaldırmayan şeylerdir. Korkularımız yapmamız gerekenleri erteleten bahanelerimizdir. Ve korkularımız kendimizden çok başkalarına göre bir hayatı yaşamamıza neden olan iblislerdir.

Ve bu iblisleri halt etmenin yolu çok basittir. Çok basit… KARAR VERMEK…

Karar vermek bir tercih yapmak ya da “deneyeceğim”, “elimden geleni yapacağım” demek değildir. Karar vermek “olmazsa olmaz” demektir. Karar senin ilk adımındır ve savaş bu ilk adımla başlar. Karar vermek başka bir yolu olmadığını bilmek, sonuçta olacak şeyi baştan görmek ve herhangi başka bir sonuç konusunda fikir sahibi bile olmamak demektir. Bu durumda imkanlar, çevre şartları ve zaman önemini yitirir. Karar verilen olur ve sen başarırsın.

Kendine Yatırım Yap!

Yaşam Kaliteni Artırmak İçin Gerekenler Senin Elinde

Tam olarak kim olduğunuzu biliyor musun? Tarafsız ve dışarıdan bir gözle hiç kendine baktın mı? Bunun için bakman gereken 2 unsur var ve bunlar sana büyük ölçüde doğruyu anlatacaktır. Tabii ki kendine doğru cevaplar verecek cesaretiniz var ise:

  • Neler yapıyorsunuz?
  • Vaktinizi nelere harcıyorsunuz?

Sorular Devam Ediyor

Eğer verdiğin cevaplar seni memnun etmediyse yaşamında ne yaratmak istediğini düşün. Zamanını ne ile doldurduğuna baktığında, zamanını nasıl kullandığının bir değerlendirmesini yaptığında aslında ne ile uğraştığın da ortaya çıkacaktır.

Peki, kendiniz için ne kadar zaman ayırıyorsun? Hayallerin ve ideallerin için kaç saat ayırıyorsun kendine? Son 1 ay içerisinde kaç kitap okudun mesela? Ya da geçen yıl hangi yeni bilgiyi edindin veya sahip olduğun hangi beceriyi geliştirdin? Kendine nasıl bir katkı sağladın?

Herkesin Acelesi Var

İnsanlar işlerinden çıkıyor ve kendilerini televizyon karşısındaki koltuğa atabilmek için acele ediyorlar. Hiçbir şey yapmamak için aceleci davranmak başlı başına bir trajedi. Sadece oturmak ve bütün yapılması gerekenleri uyuduktan sonra yarın yapacaklarını düşünmek için eve gitmek… Durumun vehameti ve acınası hali cümlelerde kendisini açık olarak gösteriyor aslında. Apaçık ve aşikar… Vakit ile birlikte boşa harcanan hayatlar.

Oyun Oynamıyoruz

Eğer bir hayat amacın var ve artık bu acınası halden çıkmak ve hedeflerime ilerlemek istiyorum diyorsan yapman gerekenler belli. Bunlar bir sır değil.

Elinde ne varsa, her şeyi buna vermek zorundasın. Artık televizyon başında geçirilen saatler yok! Arkadaş buluşmalarında saçma sapan konular için harcanan akşamlar yok! Burada oyun oymamıyoruz ve evet, bilgisayarda sırf karşına çıktı diye oynadığın o çocukça oyunlar da yok! Yapman gereken şey çalışmak.

Yaşam Kaliten Senin Elinde

Bu yaşam okulu, sınıflar çok kalabalık, sınav zor çünkü, emin ol sorular kazık. Sonuçlar mı? En korkman gereken kısım da burası. Sonuçları belli rakamlar ile değil hayatın ile alıyorsun. Kanlı canlı ve birebir senin yaşam kaliten, saygınlığın, maddi durumun ve geleceğin…

Bu da demek oluyor ki yaşam kaliteni en üst seviyeye çıkarman için bir fırsat var elinde. Yapabildiklerini bir düşün. Kendi potansiyelinin en üst ve en iyi kullanımı için ona sahip çık. O senin en değerli ürünün, senin en kıymetlin.

Ne Kadar Meşgulsün?

Karamsarlığa düşme çünkü tüm başarılı ve zengin insanlar senin ile aynı vakte sahip. Bu yüzden onların yaptığı ama senin yapamadığın şey para yatırımı değil. Kendilerine yaptıkları yatırım. İşten sonra televizyona değil yapmak istedikleri şeylere vakit ayırmaları. Başkalarının boşa harcadığı zaman naktini kendilerine yatırmaları.

İnsanoğlu son yüzyılda en meşgul halini yaşıyor. İnsanlık tarihi boyunca bu kadar meşgul ve zamandan yana şikayetçi hiçbir medeniyet olmadı. Ve en garip tarafı meşgul olduğumuz için işe yarar olduğumuzu da düşünüyoruz. Fakat tarafsız bir gözle günlük yaşantımıza ya da ajandamıza bakarsak, bizi yoran ve strese sokan şeyler ile tıka basa dolu olduğunu göreceğiz. Ve bu doluluk bize bir şeyler katmak bir kenara bizden çok ama çok şeyler götüren bir doluluk.

Ve bu doluluk değil tam bir delilik. Kendine yatırım yap. Her gün ne kadar vakit ayırabilirsen ayır ama her gün ayır. O vakti kendine yatır ve hayatını kazan.

En azından kaybettiğin kadarını…

O Kadar Basit ki!

O Kadar Basit ki!

Apple’ın Başarısının Ardındaki Tutku

Ken Segall, MediaCat Yayınları

Kitap Notları:

  • Bir projenin kalitesi nihai karar vericinin projeye katılım düzeyi ile doğru orantılıdır.
  • Biz işleri burada böyle yürütürüz yaklaşımını değiştirmek çok zor.
  • Er ya da geç kazanan insan, kazanabileceğini düşünendir.
  • İşler çözümsüz kaldığı zaman insanlar sürekli kuşku içinde arkalarını kollamaya çalışarak vakit kaybederler.
  • Hepimiz biliyoruz ki fazla ve gereksiz toplantı yapmak, kalabalıkları bir araya getirmek, en parlak zihinlerin yaratıcı enerjisini bile öldürür.
  • Büyüdükçe değişmek için bir neden göremiyorum.
  • Bir projenin kalitesi projede çalışan kişi sayısı ile ters orantılıdır.
  • Muhteşem olduğu kadar basit.
  • Basitlik doğaldır. Gördüğünüz ya da duyduğunuz zaman o kadar doğal gelir ki, kendinizi farkına bile varmadan başınızı sallayıp onaylarken bulabilirsiniz.
  • Basitlik, zeka ve sağduyunun aşk meyvesidir.
  • Dobralık basitliktir. Lafı döndürüp dolaştırmak karmaşıklıktır.
  • Netlik şirketlerin itici gücüdür.
  • Standartlar esnetilmek üzere belirlenmez.
  • Büyük şeyler başarmak için iki şey lazım: Bir plan ve kıtı kıtına yetecek kadar zaman.
  • Hedeflerinizi yüksek tutun. Gerçekçi olun. Asla durmayın.
  • Sürecin ilerlemekten daha fazla önem kazanma hali.
  • Pazarlama tamamen değerler ile ilgili.
  • Yeni fikirler sunduğun müddetçe eski fikirlerinizden birini yeniden sunmaya hakkın vardır.
  • Önemsiz detay diye bir şey, onun için yoktu.
  • Hayat dediğimiz şey beceri ile şansın karışımından ibaret.
  • Birilerinin neyi beğenip neyi beğenmediğime dair tahminlerde bulunmasını istemiyorum. Belki o işte başkasının göremediği bir kıvılcım görebilirim.
  • “ortağından bir şey saklama” prensibi…
  • Avukatların cehennemin dibine kadar yolları var.
  • Ölüm tehditleri harikalar yaratır.
  • Havan topunuz varsa, sapanla yetinmeyin.
  • Basitlik özgündür.
  • Bazen yenilik yaparken hata da yaparsınız. Bu durumda en iyi çözüm hataları hızla kabul etmektir.
  • Mantıksız gelebilir ama bir projeyi baltalamanın en kolay yolu, bitirilmesi için gerekenden fazla zaman vermektir.
  • Evrene bir çentik atmak.
  • Teknoloji ile sosyal bilimler arasındaki kesişme…
  • İstatistiklere körü körüne güvenmek veya bir fikrin değerini bir raporun sonundaki rakamlara bakarak belirlemek ona göre değildi.
  • Veriler ile duygular arasındaki fark.
  • İnsanlara ne istediklerini sorsaydım, “daha hızlı bir at” diye cevap verirlerdi.
  • Çoğunlukla insanlar da onlara gösterene kadar ne istediklerini bilmezler.
  • İnternetin beraberinde getirdiği kalitesiz ilgi ekonomisi…
  • Basitlik karmaşıklıktan daha zor olabilir. Düşünce şeklinizi basitleştirmek için temizlenmeniz gerekiyor. Bu da çok çaba gerektiriyor. Ama harcadığınız çabalara değer. Çünkü bir kez o noktaya vardıktan sonra, dağları yerinden oynatabilirsin.
    Çünkü dünyayı değiştirenler… Dünyayı değiştirebileceklerini düşünecek kadar çılgın olanlardır.
  • Zihin emeğine dayalı işleri montaj hattıyla karıştırmamak gerekir.