Bilincim Sana Söylüyorum, Bilinçaltım Sen Anla

Bilincim Sana Söylüyorum, Bilinçaltım Sen Anla, Mustafa Çay, Çay Yayınları

Kitap Notları:

  • Değişim, süreklilik yasasıyla mümkündür ve bir şeyi değiştirmek için, bilinçaltı zihnine istediğin şeyle ilgili komutları sürekli olarak göndermelisin.
  • Kendini affetmediğin sürece başarılı olmayı, Sağlıklı olmayı, mükemmel bir anne/baba olmayı, iyi bir eş olmayı, iyi bir insan olmayı, harika bir dost olmayı ve kısacası muhteşem bir hayat yaşamayı unut!
  • Nefretin olduğu yerde sevgi barınamaz ve sevginin olmadığı yerde de hayat yoktur.
  • Gerçek zenginlik, olmayanı var edebilme gücüdür.
  • Para bir kâğıt parçasından başka hiçbir şey değildir. Paraya sadece biz bir anlam yükleriz.
  • Ne kadar hızlı koşarsan koş, eğer koşu bandının üzerindeysen, hiçbir yere gidemezsin. Kendini sınırladığın inançlar, senin yaşam yolundaki koşu bandındır. Koşarsın, yorulursun, didinirsin ama bir metre bile ilerleyemezsin…
  • Eğer parayı sevmediğini söylersen para da seni sevmeyecek ve sana hiç gelmeyecektir. Sevmediğin bir arkadaşının evine gelmesini ister misin? Gelse bile, onu hemen göndermeye çalışırsın. İşte para da o arkadaşın gibidir. Seversen gelir, sevmezsen gider.
  • Bir insan zengin gibi düşünerek yoksul kalamaz. Hem zengin hem de yoksul olamazsın. Hangi program güçlüyse, diğer program pes edecektir.
  • “Ne yani, bütün bunların olmasını ben mi istedim?” diyor olabilirsin. Bense, büyük bir yüreklilikle “Evet” diyorum sana. Evet… Sen seçtin.
  • Olay bir kere yaşanırken; zihninde onu yıllarca devam ettiren kim? Bunu da mı başkaları yapıyor?
  • Bir çocuk ağlar ve sonra oyununa kaldığı yerden devam eder. Çocuklar geçmişi biriktirmez. Mutsuzlukla çocuklar bile başa çıkabiliyorsa, bizler bununla dünden başa çıkarız. Büyüdüğümüz zaman yapacağımız şey de aynı. Tıpkı bir çocuk gibi, sadece yaşadığımız anın tadını çıkararak yapacağız bunu. Bunu yapmak çok basit ve eğlencelidir.
  • Hayır diyememenin temelinde yatan duygu kaygıdır. Çoğu insan, korku ve kaygı duygularını birbirine karıştırır. Korku, yaşanan duruma dair hissedilen duygudur. Kaygı ise; henüz yaşanmamış, ancak zihnimizin var ettiği bir durumdur.
  • Hayır diyememek, insana beraberinde iki yüzlülüğü de getirir. İçimizdeki ses, “Hayır” derken, dışımızdaki ses “Evet” der ve biz karşımızdaki insana karşı ikiyüzlü, kendimize karşı ise sahtekâr durumuna düşeriz.
  • Eğer bir ilişki, senin bir tane hayır cevabınla bitiyorsa, o ilişki zaten hiç var olmamıştır. Karşındaki seni, sen olduğun için sevmemiştir.
  • Hayır demek, kendimize saygı duymaktır, kişilikli olmaktır, güçlü ve sağlam ilişkiler kurmaktır.
  • “Hayır” demek bazen çok hayırlıdır.
  • İstemediği bir konuda hayır diyen insanlar, kendine güvenen ve kendine saygı duyan insanlardır.
  • Hiçbir mazeret, insanın kendisine değer vermemesi için geçerli değildir. Hayatta ne yaşamış olursan ol, ne kadar çok yanlış yapmış olursan ol, bunlar kendine değer vermemek için bir mazeret olamaz.
  • Kendini sev! Sen kendini seversen her şey yoluna girecek. Buna tüm kalbinle inan. Hayatındaki her şeyin yoluna girmesinin ilk adımı kendini sevmektir. Kendini sevmeye, kendine söylediğin kelimeleri değiştirmekle başlayabilirsin.
  • Olumsuz düşüncelerin bizde var olması, yaşadıklarımızla ilgili değildir. Tam tersi, biz olumsuz düşündüğümüz için yaşadıklarımız da olumsuzdur.
  • Her olumsuzluk, bize şükretmemiz için sunulan bir fırsattır. Her sorun, bize fark etmemiz için bir şeyler fısıldıyor.
  • Odaklan… Ama sadece olmasını istediğin şeylere odaklan.
  • Özgüven problemi yaşayan insanlar, kendilerini her an izleyen bir kamera olduğunu düşünürler. Bu duyguyu yaşayan birisi, hata yapmaktan kaçarken, devamlı olarak hata üstüne hata yapar.
  • Bir taş ustası, elindeki balyozla taşa vurmaya başlar. Onlarca, yüzlerce kez vurur ama taşta tek bir kırık bile yoktur. Yüzlerce denemeden sonra, bir an gelir ki, taş tuzla buz olur ve parçalanır. İşte bilinçaltı zihnimizdeki kökleşmiş programlar da, ancak böyle yıkılır.

Kazan-Kazan / Win-Win

Aslında çok basit bir şeyden bahsedeceğim. Diyelim ki günün birinde benden bir hizmet aldın. Ve memnun olduğun için kendine saklamak yerine çevrende de ilgili olabileceğini düşündüğün kişilere benden bahsettin. Dolayısı ile benim verdiğim hizmetten ve kalitesinden birçok kişinin haberi oldu.

Sonra o kişilerden biri de aynı hizmeti almak için bana geldiğinde adımı senden duyduğunu söyledi. Ben de bu durumdan memnun kaldığım için seni aradım, teşekkür ettim ve senin verdiğin hizmetler konusunda biraz konuştuk. Sonrasında ben de çevreme senden ve verebildiğin hizmetlerden bahsettim. Böylece sen de yeni kazançlar elde edebildin.

Vermeden ve Vermekten Korkmayı Bırakmadan Alamayacaksın

Farkettiysen hiç eksilen bir şey yok iken artan bir mutluluk ve kazanç var. Bunun ne kadar mükemmel ve bereketli bir şey olduğunu görmeni istiyorum. Kendinde olmasını istediğin şeyi artırmanın en kolay yolu onu başkasına vermektir. Ve bu böylece o kadar çok büyüyüp gider ki sonunda bolluk ve servet hiç de zor olmadan gelecektir.

Bu sayede herkese iyilik yapan mutlu, herkes tarafından iyi tanınan saygın, herkesin danışmakta ilk aklına gelen lider ve tabii ki herkesin beraber yol almak isteyeceği zengin biri olman kendiliğinden gerçekleşir.

Anlamak İçin Dinle

Bu şekilde bereketli bir sosyal çevre için öncelikle dinlemeni öneririm. Asla anlatman için karşı tarafın beklemesinden önce anlatmaya başlama. Tamamen ve detayları ile anlayana kadar dinle. Bu sayede sana danışan kişi eksiksiz olarak aktarabilecektir istediklerini.

Bu sayede sen iyi anladığın için ilk ve tek çaban ile karşındakine yardımcı olabilecek, O ise deneme ya da düzeltmeye gerek kalmadan ilk ve tek seferde çözümüne kavuşacaktır. Bu da demektir ki kısa sürede en fazla faydaya ulaşılacaktır, yani: “Kazan-Kazan / Win – Win”

Sinerji

Karşındaki insanın sizin ile aynı özelliklere, zevklere, anlayışa ya da yaşam tarzına sahip olmasını bekleme. Kendinde olanı ortaya koyarken ondakilerin yetersiz ya da alakasız olduğunu da düşünme. Bu birlikten gelen gücü engelleyecektir. Elde olanlar ile güçlü bir sinerji ve toplam bir kuvvet oluştur ki sonuçlar her ikinizi de bir adım  ileriye götürsün. Ve lütfen bunu yaparken nezaket içinde ve sevgiyle yap.

Cilala Parlat

Burada tamamen senden bahsediyorum. Kişisel gelişimin konusunda asla ve asla dur durak tanıma. Bu sonu olan bir yarış değil, bu dünyanın en keyifli yolu. Sürekli kendini geliştir ki yer neresi vakit ne zaman olursa olsun ışılda, parılda, yepyeni ve keskin kal.

Arnold Schwarzenegger

20 yaşında Mr. Universe, 7 defa Mr. Olympia, atlet, aktör, girişimci, yönetmen, model, politikacı, Barbar Conan, Terminatör, Cehennem Meleği, Alman aksanı ile ispanyolca konuşabilen tek amerikalı Arnold Schwarzenegger.

Net Bir Amacın Olsun

Günlük uğraşımı bitiriyor, silahları temizliyor, atış alanına gidiyor, günde 20 mili aşındırıyor, sabahın beşinde tüm teçhizatla onlarca engeli inip çıkıyor ve tabii ki bunların hepsini ağır bot ve elbiseler ile birlikte yapıyorduk. Akşam olduğunda herkes ölmüşcesine yığılıyordu.

Ben ise 3 saat daha kendi çalışmama devam ediyordum. Ve sabah da herkesten erken kalkıyor, şınav, mekik ne yapmam gerekiyorsa aksatmadan her gün yapıyordum. Çünkü zihnimde tertemiz bir adanmışlık ve saplantım vardı. Onlar için normal bir sportif faaliyet olan şeyin benim için ne olduğu hakkında kimsenin bir fikri yoktu. Bana spor aleti imkanı sağlanmayan zamanlarda merdiven basamaklarını, sandalyeleri kullanarak çalışmalarımı yapmaya devam ettim.

Hemen herkes gittiğim yolun doğru olmadığını, hayal dünyasında yaşadığımı, işe yaramaz ve değersiz olduğumu söyleyip durdu. Benim için hiçbiri önemli değildi, hedefim belliydi, orada duruyordu ve ben ona varmalıydım. Dünya Şampiyonu ben olacaktım.

Büyük Düşün

Büyük düşün ki bu seni daha büyük yapsın ve böylece en büyük şeyleri başarabilesin. Bu en önemli şey. Büyük işler kazara başarılmaz. Yükseğe nişan al, gökyüzünü hedefle, yıldızlara gözünü dik.

Sorumluluklarını Varlığa Dönüştür

Barbar Conan çekileceği zaman yönetmen geldi ve şöyle dedi : “Eğer seni bulamasaydık, bir tane üretmemiz gerekecekti.”

Terminatör çekilirken yönetmen geldi ve şöyle dedi: “Senin aksanın ve vücudun olmadan bir Terminatör hayal edemiyorum. Normal bir Amerikan aksanı ile “I’ll be back” repliğini düşünemiyorum. Alman aksanın ile bu mükemmel oldu.”

Ben de bu şekilde kendimde olanların her birini birer servete dönüştürerek filmden filme, rolden role kendimi geliştirdim ve Terminatör 3 de 30 Milyon Dolar ile en yüksek ücretli aktör ünvanına kavuştum.

Gerçekçi Olma

Ben Holywood hayallerim için çabalarken en çok duyduğum şeylerden biriydi, “gerçekçi ol.” Aksanım vardı, çok büyük bir vücudum vardı ve tabii ki kimsenin doğru telaffuz edemediği bir ismim…

O günlerden benimle birlikte kimlerin geldiğine bir baksana. Dustin Hoffman, Al Pacino, ne kadar kısa boylu adamlar. Woody Allen, hani sadece bir sex sembolü idi.

Valilik için çabaladığımda da aynı sözlerle karşılaştım, “şaka yapıyor olmalısın, asla kazanamazsın, vazgeç.” Umurumda bile olmadı. Gençliğimde Mr. Universe için ne yaptıysam aynısını yaptım ve aynı sonucu aldım. 

Hayalperest

İdeallerin ve hayallerin sana başarman ve gerçekleştirmen için bahşedilmiş birer hediyedir. Bir şeyler üretecekmiş gibi, ender olan bazı şeylerin kıpırdadığını hissediyorsan içinde, seni tebrik ediyorum, gelişmeye hazır ve buna değersin.

Çok değerlisin, üzerine titrenmeli, alkışlanmalı, omuzlar üzerinde taşınmalısın. Çünkü sen hayal kuruyorsun, çünkü sen kendine inanıyorsun, çünkü senin başaramayacağın hiçbir şey yok.

Senin hayatın hayallerinden ibaret ve sen hayallerine uygun kendi gerçekliğini yaratabiliyorsun. Genişlemesi gereken ufukları genişletiyor, kendini geliştiriyor, bulunması gereken yolları buluyorsun. Zor olabilir ama olanaksız değil ve sen bunu çok iyi biliyorsun.

Mantığına kanmıyor, hislerine kaptırıyorsun  ve ne kadar mantık dışı görünse de başkalarına sen sonuçlara yürüyorsun. Hayallerini gerçekleştirmek senin kaderin, senin olmazsa olmazın.

Böyle gelmiş böyle gider düsturunu kabul etmiyorsun, edemezsin. İstedikleri kadar duvarları olsun, her türlü engel olsun senin için kayda değer değil. Çünkü sen biliyorsun ki çevrende ve günlük hayatında ne varsa, onları yapanların hiçbiri senden daha zeki ya da özel değildi. Onlar başardılar sen de başaracaksın.

Bugünden yarına aynı sen olamazsın. Zor ise kolay olana kadar çalışırsın. Bilmiyorsan öğrenene kadar araştırır ve okursun. Yavaşlatsalar bile durmazsın. Hayallerine olan tutkun senin sonsuz enerjin, senin ödülün ve sen buna değersin.

Hiçbir karanlık seni korkutamaz çünkü sen ışık saçansın.

Leonardo Da Vinci ve Monalisa

Da Vinci, Monalisa tablosunun yapımına 1503 yılında başlamıştı. Tablonun tamamlanmasının 4 yılı bulduğu düşünülür. Başka bir rivayete göre Da Vinci, günde 1 milimetre kare çalıştığı için 10 yıl sürdüğü de düşünülür. Tablo şu anda Louvre Müzesi‘nde sergilenmektedir.

Monalisa’nın en büyük özelliği gülümsemesidir. Bazılarına göre bu gülümseme bir göz yanılgısından ibaret fakat sonrasında yapılan araştırmalar bundan daha fazlasını bize söylemekte. Öncelikle söz konusu Leonardo Da Vinci olduğunda tabii ki tüm yüz ve ifadeler de altın oran olduğunu söylemeye gerek bile yok.

Da Vinci tek bir surat ifadesinde 4 duyguyu resmedebilen belki de tek ressamdır. Monalisa’nın yüzünde sırasıyla

  • %83 mutluluk
  • %9 küçümseme
  • %6 korku
  • %2 öfke

bulunmaktadır.

Kim Bu Monalisa

Da Vinci, kendisine yardımcı olarak, yetiştirme amaçlı 10 yaşında bir çocuk almıştır. Fakat bu çocuk hem yaramaz hem de hırsızlık yapan bir çocuktur ama Da Vinci çocuğun bu kötü tarafları ile hiç ilgilenmez. Aksine bu çocuğun masum bakışlarına, duru güzelliğine ve kıvırcık saçlarına hayranlığını dile getirir durur.

Tüm bu kötü huylarından dolayı Da Vinci çocuğa Salai adını verir. Bu kelime “küçük pislik” ve “şeytan” anlamlarında kullanılan bir sözcüktür. Da Vinci de bu çocuğa MON SALAI (Benim Şeytanım) diye seslenmektedir.

Söylentilere göre bu çocuk Da Vinci’nin sevgilisidir. Ve tabii ki anlaşıldığı üzere Salai erkek bir çocuktur.

Çok tartışılan bir rivayete göre MONA LISA aslında MON SALAI‘nin ta kendisidir. Da Vinci gizlemek adına başka bir kadının hatları ile Salai’nin karışımı bir tablo yapmıştır. Tabloya yakından bakıldığında Monalisa’nın gözlerinde L ve S harflerinin bulunduğu görülmekte ve bunların Leonardo’nun L’si ve Salai’nin S’si olduğu düşünülmektedir. Bunun dışında resmin sağ üst köşesine doğru, arka planda yer alan Bobio Köprüsü’nün “Şeytan Köprüsü” olarak bilinmesi de resmin Salai’nin olduğu fikrini güçlendirmektedir.

Bunun dışında Monalisa’nın devrin önemli kişilerinden Francesco Del Giovanni‘nin eşi ya da aslında Da Vinci’nin kendi otoportresi olduğu da düşünülmekte ise de bunlar ile ilgili somut kanıtlar bulunmamakta.

Parasal Zeka

Parasal Zeka, Paranızı Zenginliğe Dönüştürmenin Yolları, Varlık Yayınları, Hakan Turgut.

Kitap Notları:

  • İnsanoğlunun konuşmadığı bir gün vardır; ama para harcamadığı bir gün yoktur.
  • İnsana en çok huzur veren şey, borcunun olmaması ve çalışmadığı zaman kendini geçindirecek bir tasarrufunun bulunmasıdır.
  • Paranın değeri sahip olmakta değil yönetebilmektedir.
  • Para su gibidir, az olduğunda çöl, çok olduğunda sel olur. Sadece doğru miktarı hayat verir. // Judith Green
  • Zenginlik, sizi güçlü kılan kaynaklara sahip olmanızla doğru orantılıdır.
  • Mükemmellik ayrıntılarda gizlidir. Hayatın içindeki küçük ayrıntılar önemli farklılıklara yol açabilir.
  • Anne ve babamızı seçme özgürlüğümüz yoktur. Öyleyse elimizde yeterli kaynakların bulunmadığından yakınmak yersizdir. Kritik olan o kaynakları nasıl kullandığımızdır.
  • Ya siz kendi paranızı idare edersiniz ya da o sizi… İnsanlar tercihleriyle yaşarlar.
  • Ay sonu gelmeden paranın suyunu çekmesi sendromundan daha kötüsü, ömrün sonu gelmeden kaynakların tükenmesidir. Bunun önüne geçmenin tek yolu borçlardan kurtulmaktır.
  • Kazananlarla kaybedenler arasındaki fark, alışkanlıklarındaki farklılıklarda yatar. İyi alışkanlıklar başarının anahtarıdır. Kötü alışkanlıklar ise yenilginin kapılarını açar.
  • Buffet babasını dinlemez ve 100 dolar ile ilk yatırımını yapar. Kendi ifadesiyle, “Eğer o gün o yatırımı yapmamış olsaydım, bugün asla Warren Buffet olamazdım”.
  • Yatırım yaptığımız her kuruş, paranın bizim için çalıştığının bir göstergesiyken, yatırım yapmadığımız her kuruş da bizim para için çalıştığımızın bir göstergesidir.
  • Geleceğimizi planlamak için en doğru zaman ya da ideal zaman yoktur, sadece şu an vardır.
  • İnsanları zenginleştiren iki şey para ve zamandır.
  • Eğer zengin olmak istiyorsanız çok para kazanan birini bulun ve onun yaptığını yapın. // J. Paul Getty
  • Nereye gitmek istediğinizi bilmiyorsanız her yol sizin için makbuldür. // Konfüçyüs
  • Para konuşur, fakat çok az insan onun dilini anlayabilir. // Venita Van Caspel
  • Yatırımcılar Enflasyonun Üzerinde Getiri Elde Etmeyecekleri Risklere Girmezler.
  • Bugün Alınan 1 TL Gelecekte Alacağımız 1 TL’den Daha Değerlidir.
  • Önce Kendinize Ödeme Yapın.
  • Genelde maaşlar alındıktan sonra önce kira ödenir, sonra faturalar, varsa taksitler. Sonra evin ihtiyaçları karşılanır, ulaşım giderleri ve sosyal faaliyetlere harcama yapılır. En sonunda da elimizde hala para kalmışsa birikim yaparız. Bu parasal zekâ açısından son derece sakıncalı bir tutumdur, çünkü bu şekilde finansal olarak arzu ettiğiniz yere varabilmeniz mümkün olmayacaktır.
  • Fakir adam yemek yiyebilmek için yürümelidir, oysa zengin adamın yemek yiyebilmesi için midesi olması yeterlidir. // Benjamin Franklin
  • Para konusunda eğitim ve parayı anlamak, ona sahip olmanın ilk şartıdır. // Richard Miller
  • Ulusal boyutta borçlarla uğraşmamızın nedeni ise, yüksek eğitimli politikacıların ve hükümet yetkililerinin para konularında çok az eğitimli ya da eğitimsiz olmalarıdır.
  • Borç, cebinizden siz çalışsanız da çalışmasanız da para alan şeylerdir. Yatırım ise, siz çalışsanız da çalışmasanız da cebinize para koyan her şeydir.
  • Eldeki para hürriyetin aletidir. Fakat peşi kovalanan para, tam tersine kölelik aletidir. // Jean Jack Rousseau
  • Net finansal değeri artırmanın ve zenginleşmenin formülü aynıdır:
    • Kazancınızı artırmak
    • Harcamalarınızı azaltmak
    • Tasarruflarınızı artırmak
    • Yatırımlarınızı artırmak
  • Paranızı sayabiliyorsanız, gerçekten zengin değilsiniz demektir. // J. Paul Getty
  • Bugünün hazırlıkları yarının başarılarını belirler.
  • Benjamin Franklin’e göre hayatta kesin olan iki şey vardır: Biri ölüm, diğeri vergiler!
  • Para sizi mutlu etmez, ama sinirlerinizi yatıştırabilir. // Sean O’Casey
  • Kazanmak, bazı zamanlarda gerçekleşecek bir kavram değil, her zaman geçerli olması gereken bir tutumdur. // Vince Lombardi
  • Dokunabildiğin tüm parayı biriktir. // Hollanda Atasözü
  • Nakit paranızın olması iyidir. Eğer nakdiniz varsa bu dünyadaki şanslı insanlar arasındaki yerinizi almışsınız demektir.
  • Bir arkadaşından borç para istemeden önce hangisine daha çok ihtiyacın olduğunu iyi düşün.
  • Borç verenin hafızası, borç alandan daha kuvvetlidir. // Benjamin Franklin
  • Kazandığınız paranın bir kısmı biriktirmeniz içindir ve eğer biriktiremiyorsanız, içinizde büyüklük tohumları yok demektir. // W. Clement Stone
  • Geçen hafta plastik cerrahi yaptım. Kredi kartlarımı kestim. // Henny Youngman
  • Paranızı, ona sahip olmadan önce harcamayın. // Thomas Jefferson
  • Finansal başarının sırrı, harcamalarınızı yaptıktan sonra kalanı tasarruf etmek değil, harcamadan önce tasarruf yapmaktır.
  • Para dostluğu satın alamaz, ama daha kaliteli düşmanlara sahip olmanızı sağlayabilir. // Spike Milligan
  • Zenginlik, prensiplere sahip olmakla ilgilidir. Zengin olduğunuzda prensiplere sahip olmak kolaydır. Önemli olan, zengin olmadan önce de prensiplerinizin olmasıdır. // Ray Kroc
  • Cebinizde paranız varsa yakışıklı, bilgili ve iyi şarkı söyleyen birisinizdir.
  • Benzin istasyonuna her girdiğinde bahşiş bırakan bir adam, bir yılda arabasının bakım masraflarını boşa harcıyor demektir. // J. Paul Getty
  • Önemli olan yere düşüp düşmemeniz değil, düştüğünüzde hangi hızla yerden kalktığınızdır. // Vince Lombardi
  • Tasarruf etmek güzeldir, özellikle de anne babanız tarafından sizin için yapıldığında. // Winston Churchill
  • Birine miras bırakacağınızı söylediğinizde yapabileceğiniz en nazik şey bir an önce ölmektir. // Samuel Butler
  • Bir yatın yıllık masraflarının ne kadar olduğunu soran birinin yat alacak parası yok demektir. // J.P. Morgan
  • Gökteki cisimlerin hareketlerini hesaplayabilirim, ama insanların çılgınlıklarını asla. // Isaac Newton
  • Bazen yaptığınız en iyi yatırım, yapmadığınız yatırımdır. // Donald Trump
  • Başarının sırrı yoktur. Başarı; hazırlık, çok çalışma ve hatalardan ders almanın bir sonucudur.
  • Paranızı ikiye katlamanın en kolay ve güvenli yolu, bir kere katlayıp cebinize koymaktır. // Frank McKinney Hubbard
  • Kesinlikle yanlış olmaktansa kabaca doğru olmayı tercih ederim. // Warren Buffet
  • Genel bir kural olarak, hiçbir insan sahip olması gerektiği kadar paraya sahip değildir. // Benjamin Disraeli
  • Bazıları parayı konuştururlar, bazıları ise ona şarkı söyletirler. // Robert Merrill
  • Para çok verimli bir yaratılışa sahiptir. Para, para kazandırır ve o kazançlar da para kazandırır. // Benjamin Franklin

 

Kendi Cenazene Hoş Geldin

Kendi cenazeni düşünmeni istiyorum. Öldün ve gömülmek üzere tabutta bekliyorsun. Cenazene katılanların senin hakkında ne düşüneceklerini ve arkandan nasıl konuşacaklarını hayal edebilir misin? Eğer nesnel davranır ve bir süre tarafsızca düşünebilirsen buna sen de cevap verebilirsin. Ölmene gerek yok :).

Bu konuda vereceğin cevaplar esnasında sen de göreceksin ki kimlerin hayatına olumlu  ve yapıcı olarak dokunduysan onlar hakkında iyi ve güzel anılar ile konuşacaklar, kimlerin hayatında kötü ve olumsuz izler bıraktıysan onlar ya sessiz kalacak ya da arkandan üzülmeyecekler.

Şimdi bu konuyu şu şekilde ele almanı istiyorum. Cenazende bulunacağını düşündüğün insanların büyük bir çoğundan şu anda uzaktasın. Onların yanında değil ya da az sıklıklar ile görüşüyorsun. Dolayısı ile aslında sen ömrünün büyük çoğunluğunda onlar için ölü sayılırsın. Şu anda senin hakkında ne konuşuyorlar veya onlara senin hakkında soru yöneltsek ne cevap verirler. İşte bu sorunun cevabı başarı yolunda ne kadar dış destek ve yardım alabileceğinin, kendi çabaların dışındaki hız çarpanının kaç olduğunun yanıtıdır. İnsan odaklı bir değer bilincin yok ise neden bazılarının sen çok çalışırken kolay ve senden hızlı bir şekilde başarıya ulaştıklarını artık kendine sorabilirsin.

Her Şey İki Defa Yaratılır

Şunu asla unutma, her şey iki defa yaratılır: Önce zihinde sonra fiziksel gerçeklikte. Eğer birilerinin aklına çok az ya da olumsuz olarak düşüyorsan hayatında olumlu şeylerin sık gerçekleşmesini beklemen beyhude bir umuttur sadece.

Peki bu iki defa yaratılan durumlara bir de senin açından bakabilir miyiz? Senin aklındakiler ve yaptıkların neler?

Zihinsel Uyumsuzluk

Şimdi sana sorsam, bu dünyada en değer verdiğin ya da en çok istediğin şey nedir desem muhtemelen bana aşağıdaki şu üç maddeyi sıralayacaksın:

  • Ailem ile huzurlu ve mutlu bir yaşam
  • Sağlıklı ve uzun bir ömür
  • Hedeflerimi ve amaçlarımı gerçekleştirmiş, başarılı ve finansal olarak özgür bir hayat.

Tamam, tamam… Senin üzerine çok geldiğimi düşündüğünü biliyorum. Ben bunları genele göre anlatayım sen payına düşenleri al.

Ailesi ile huzurlu ve mutlu bir yaşam dileyenler, günlük işlerini planlayıp, zamanında bitirerek onlara daha fazla vakit ayırabilecek şekilde mi çalışıyorlar? Yoksa gün içerisinde lüzumsuz internet sitelerinde vakitlerini harcayıp, gereksiz insanlar ile telefon konuşmalarını uzatıp, hiçbir fayda sağlamayan iş yeri sohbetleri ile vakitlerini verimsizleştirip, evlerine huzursuz  ve bitmemiş birçok iş yükü ile mi dönüyorlar?

Asla yargıladığımı düşünme lütfen, ben sadece soruyorum.

Sağlıklı ve uzun bir ömür isteyenler, beslenme alışkanlıklarını düzenleyip, düzenli spor ve sosyal aktivite olarak yoğun bir hayat mı yaşıyorlar? Yoksa sürekli atıştırma ve fast food ile öğünlerini geçiştirip, nedense spor yapmaya hiç vakit ayıramayıp ya da üşenip, sosyal aktivite şöyle dursun hayatlarındaki en önemli kişileri bile sadece zorunlu anlarda ya da işleri düştüğünde mi arayıp soruyorlar?

Başarı ve finansal özgürlük hedefleri olanlar ise günlük, aylık ve senelik planlarını hazırlayarak, bunlar için disiplinli bir biçimde adımlarını attıkları bir yaşam tarzları mı var? Yoksa sürekli memleketin halinden, ekonominin düzensizliğinden, ihtiyaç mı yoksa sadece istek mi olduğu belli olmayan ekstra harcamalardan dert yanarak tüm plan ve hedeflerini başka bir bahara ya da yılbaşına erteleyerek mi geçiriyorlar ömürlerini?

Buna zihinsel uyumsuzluk denir. Aklındakiler ile yaptıkların birbiri ile zıt ve çelişkili ise böylece yaşayıp geberir gidersin. O zaman ben de sana konuşmanın başındaki durumu tekrar hatırlatmak zorunda kalırım:

Kendi cenazene hoş geldin…