Steve Jobs ve Cilalanmış Sıradan Taşlar

Çünkü Bu İş Böyle Yapılır

İnsan şirket yönetmeyi nasıl öğrenir?

İş piyasasında geçirdiğim yıllar boyunca bir şey öğrendim. İnsanlara bazı şeyleri neden yaptıklarını sorardım. Cevap her seferinde kesin olarak “çünkü bu iş böyle yapılır” oldu. Kimse neyi neden yaptığını bilmiyor. İş piyasasında kimse pek derin düşünmüyor. Ben bunu öğrendim. Size bir örnek vereyim.Garajda Apple I’leri üretirken kaça mal olduklarını tam olarak biliyorduk. Apple II günlerinde fabrikada üretime başlayınca muhasebecilerin standart maliyet diye bir kavramı vardı. Baştan bir standart maliyet belirliyorsunuz. Sonra üç ayın sonunda bunu yeniden ayarlıyorsunuz. Sürekli bunu neden yapıyoruz diye soruyordum. Cevap ise “bu iş böyle yapılıyor” oluyordu. Altı ay kadar bunu araştırdıktan sonra fark ettim ki bunun yapılmasının nedeni kaça mal olacağını bilecek kadar iyi maliyet kontrolünüzün olmamasıydı. Siz de bir tahminde bulunuyordunuz. Ardından o çeyreğin sonunda tahmininizi düzeltiyordunuz. Kaça mal olduğunu bilmemenizin nedeni ise bilgi sistemlerinizin yeterince iyi olmamasıydı.  Ama kimse bunu bu şekilde ifade etmiyordu. Daha sonraları Macintosh için otomatik fabrikayı tasarladığımızda bu dönemi geçmiş kavramlardan kurtulabildik. Bir malın kuruşu kuruşuna kaça mal olduğunu bilebiliyorduk. 

Ben iş dünyasındaki birçok şeye folklor diyorum. Öyle yapılıyorlar çünkü dün de öyle yapılmışlar. Ve ondan önceki gün de. Bu da şu anlama geliyor: Çok sayıda soru sormaya, birçok şeyi düşünmeye ve büyük emek vermeye gönüllü iseniz iş yapmayı çok çabuk öğrenebilirsiniz. Dünyanın en zor şeyi değil. Roket biilimi değil yani 🙂 .

 

Bunu Hiçbir Zaman Para İçin Yapmadım

Zengin Olmak Nasıl Bir Şey?

Çok ilginç. 23 yaşında servetim 1 milyon doları aşmıştı. 24 olduğunda 10 milyonu… ve 25 olduğumda ise 100 milyon dolardan fazlaydı. Bu o kadar da önemli değildi. Çünkü bunu hiçbir zaman para için yapmadım. Bence para harika bir şey çünkü bir şeyler yapmanıza olanak sağlar. Kısa sürede kar getirmeyecek fikirlere ve benzeri şeylere yatırım yapmanıza olanak sağlar. Ama hayatımın özellikle o döneminde sahip olduğum en önemli şey değildi. En önemlisi şirketti. İnsanlar, ürettiğimiz ürünler insanların bu ürünler ile yapmasına olanak sağlayacağımız şeyler… O nedenle parayı pek düşünmedim. Hiç hisse satmadım. Her zaman şirketin uzun süreçte çok başarılı olacağına inandım.  

 

Süreç ve İçerik

Hewlett Packard’dan bir grup insanı işe almıştık. Onlar bu fikri anlayamadı. Anlamadılar. Kullanıcı ara yüzündeki en sıkı şeyin ekran altındaki yumuşak düğmeler olduğunu düşünen bir grup ile dramatik tartışmalar yaşadığımı hatırlıyorum. Orantılı aralıklı yazıtipi kavramını anlamıyorlardı. Fare kavramını anlamıyorlardı. Bu insanlarla tartıştığımı hatırlıyorum. İnsanlar bana fareyi üretmemiz beş yıl sürer ve tanesi 300 dolara mal olur diye bağırıyorlardı. Sonunda bıktım. Şirket dışına çıktım ve David Kelly Tasarım’ı buldum ve ondan bana 90 gün içinde bir fare tasarlamasını istedim. Onbeş dolara üretilebilen ve inanılmaz derecede güvenilir bir faremiz oldu. Bir açıdan Apple’da bu fikri yakalayabilecek kapasitede insanların olmadığını fark ettim. Anlayan çekirdek bir ekip vardı ama daha büyük bir ekip -ki çoğunluğu Hewlett Packard’dan gelmişti, konuyu hiç anlamıyordu. Bu noktada profesyonellik devreye giriyor.

Bunun bir karanlık, bir de aydınlık bir tarafı var değil mi?

Hayır, ne var biliyor musunuz? Bu iş karanlık ve aydınlık değil. Sorun insanların kafasının karışması. Şirketlerin de kafası karışır. Büyümeye başladıklarında başlardaki başarılarını tekrarlamak isterler. Bunların çoğu, başarının yaratıldığı süreçte her nasılsa bir sihir olduğunu düşünüyor. Bu nedenle süreci şirket çapında kurumsallaştırmaya çalışıyorlar. Çok uzun saman olmadan insanların kafası karışıyor ve süreç ile içeriği karıştırmaya başlıyorlar. Nihayetinde IBM’in çöküşü de bundandır.Dünyanın en iyi süreç insanları IBM’dedir. Sadece içeriği unuttular. Apple’da da biraz aynı şey oldu. İdari süreç konusunda çok iyi bir çok insanımız vardı. Sadece içerik konusunda hiç fikirleri yoktu. Kariyerim boyunca gördüm ki en iyi elemanlar içeriği arayan insanlardır ama onları idare etmek baş belası bir iştir. Ama buna tahammül edersin çünkü içerik anlamında çok iyidirler. Harika ürünleri ortaya çıkaran da budur. Süreç değildir. İçeriktir. 

Cilalanmış Sıradan Taşlar

Macintosh ekibinizden çok insanla röportaj yaptık. İş sonunda gelip sizin tutkunuza, vizyonunuza dayanıyor. Burada önceliklerinizi nasıl belirliyorsunuz? Sizin için ürünün geliştirilmesinde önemli olan nedir?

Apple’a cidden zarar veren şeylerden biri şuydu: Ben ayrıldıktan sonra John Sculley ciddi bir hastalığa yakalandı. Bu hastalığa başka insanların da yakalandığını gördüm. Gerçekten harika bir fikrin işin %90’ı olduğunu ve diğer insanlara işte burada harika bir fikir var derseniz elbette gidip bunu yapabileceklerini sanma hastalığı.  Bunda ise şöyle bir sorun var: Harika bir fikirle harika bir ürün arasında muazzam miktarda zanaatkarlık vardır. Ve siz bu harika fikri geliştirdikçe fikir değişir ve olgunlaşır. Asla başladığı şekliyle bitmez. Çünkü işin inceliklerine girdikçe çok daha fazla şey öğrenirsiniz. Ayrıca görürsünüz ki çok büyük ödünler vermek zorundasınızdır. Elektronlara yaptıramayacağınız şeyler vardır. Plastiğe yaptıramayacağınız şeyler vardır. Ya da cama, ya da fabrikalara, robotlara… Ve bu konulara girdikçe görürsünüz: Bir ürün tasarlamak beş bin şeyi beyninizde tutmaktır. Bu kavramları, onları bir araya getirirsiniz. İstediğinizi elde etmek için yeni ve farklı şekillerde bir araya gelmeleri için zorlamaya devam edersiniz. Ve her gün bunları biraz farklı bir şekilde bir araya getirmek için yeni bir sorun ya da yeni bir fırsat olan yeni bir şey keşfedersiniz. Ve sihirli olan bu süreçtir. Başladığımızda birçok harika fikrimiz vardı. Ama ben her zaman şuna inanmışımdır. Gerçekten inandıkları bir şeyi yapan bir grup insan…

Küçük bir çocukken tanıdığım sokağımızda yaşayan dul bir adam vardı. Adam 80’li yaşlarındaydı. Biraz korkutucu bir görünüşü vardı. Onu biraz tanıma fırsatım oldu. Çimlerini biçmem için bana para vermiş falan olabilir. Bir gün bana, garajıma gel sana bir şey göstermek istiyorum dedi. Tozlu, eski bir taş parlatıcı çıkardı. Bir motor, bir kahve tenekesi ve aralarında bir bant. Benimle gel dedi. Arka bahçeye gidip birkaç taş aldık. Sıradan çirkin taşlar. Onları tenekeye koyduk. Yanına da biraz sıvı ve biraz da kum tozu.  Tenekeyi kapattık ve motoru çalıştırdı. Bana yarın yine gel dedi. Taşlar döndükçe gürültü çıkarıyordu. Ertesi gün gittim ve tenekeyi açtık. İçinden inanılmaz güzellikte cilalanmış taşlar çıkardık. İçeri giren o sıradan taşlar bu şekilde birbirlerine sürtünerek, biraz sürtünme yaratarak, biraz gürültü çıkararak, bu güzel cilalı taşlara dönüşmüştü. Bu hep aklımda kaldı. Tutkuyla bağlandıkları bir şey üstünde büyük emek sarf eden bir ekip hakkındaki mecazım… Bu takım sayesinde, bu inanılmaz derecede yetenekli insanlar sayesinde, birbiriyle çarpışan, tartışmalara girişen, bazen kavga eden, gürültü çıkaran… Ve birlikte çalışarak birbirlerini cilalıyorlar. Fikirleri cilalıyorlar. Sonunda da ortaya bu çok güzel taşlar çıkıyor. Açıklaması zor ve kesinlikle tek bir insanın sonucu değil. İnsanlar sembolleri sever. Ben belirli bazı şeylerin sembolüyüm. Ama Mac’te yapılan şey tam bir ekip çalışmasıydı. 

 

Önemli Olan Doğrusunu Yapmak

Bill Atkinson’dan harika bir alıntı yapacağım: “Birine işinin boktan olduğunu söylediğinde aslında ben pek anlamadım, lütfen açıklar mısın demek istemişsindir.”

Hayır, ben genellikle bunu demek istemezdim. Gerçekten iyi birilerini bulduğunda, gerçekten iyi olduklarını bilirler. Egolarına bakıcılık yapman pek gerekmez. Önemli olan iştir ve bunu herkes bilir. Önemli olan tek şey işin kendisidir. Bilmecenin belirli bölümlerini çözeceklerine güveniliyor. Bence gerçekten iyi olan ve işi yapacağına gerçekten güvenilen biri için yapabileceğiniz en önemli şey işleri yeterince iyi olmadığında bunu onlara göstermektir. Ve bunu çok açık bir biçimde yapmalı, nedenini açıklamalı ve onları yeniden yola sokmalısınız. Ve bunu, yeteneklerine olan güveninize şüphe düşürmeyecek ama o belirli konuda yaptıkları çalışmanın ekibin amacını destekleyecek kadar iyi olmadığı konusunda da yoruma pek de yer bırakmayacak şekilde yapmalısınız. Ve bunu yapmak çok zordur. Ben her zaman doğrudan bir yaklaşım göstermişimdir. Ve bence benimle çalışmış insanlarla konuşursanız gerçekten iyi olanların bunu çok faydalı bulduğunu görürsünüz.

Bazıları da nefret etmişti. Ben bir de haklı olmayı pek de umursamayan tipte bir insanım. Sadece başarıya önem veririm. Sorarsanız çoğu insan size bunu söyler. Çok kesin bir fikrim olmuştur. Ama onlar bunun tersini gösteren deliller sunduklarında beş dakika içinde fikrimi tamamen değiştirmişimdir. Çünkü ben böyle biriyim. Yanlış olmak benim için sorun yaratmaz. Sık sık hatalı olduğumu kabul ederim. Bunun benim için pek önemi yoktur. Benim için önemli olan doğrusunu yapmamızdır. 

 

Microsoft’un Tek Sorunu Zevksiz Olması

Peki ya Microsoft? Pazarın ezici devi onlar artık.Onlar da geleceğe uzanan FORD LTD gibiler. Cadillac olmadığı kesin. BMW de değil. Burada neler oluyor? Bu adamlar bunu nasıl başardı?

Microsoft’un yörüngeye çıkmasını mümkün kılan IBM adlı adlı bir Saturn V roketiydi. Böyle dediğim için Bill bana bozulacak biliyorum ama bu tabii ki doğruydu. Bill’in ve Microsoft’un hakkını vermek lazım. Bu harika fırsatı kendilerine başka fırsatlar yaratmakta kullandılar. Çoğu insan hatırlamaz ama 1984’de Mac çıkana dek Microsoft uygulama işinde değildi. Orası Lotus’un hakimiyetindeydi. Microsoft Mac için program yazarak büyük bir kumar oynadı. Ve berbat uygulamalar yazdılar. ama devam edip zamanla iyileştiler. Nihayetinde Macintosh uygulama pazarına hükmettiler. Sonra sıçrama tahtası olarak Windows’u kullandılar. Aynı uygulamalar ile PC pazarına girdiler. Ve artık PC’deki uygulamalara da onlar hükmediyor. 

İki karakter özellikleri var. Bence onlar çok kuvvetli fırsatçılar. Ve bunu kötü anlamda söylemiyorum. Ve iki, Japonlar gibiler. Durmadan saldırıyorlar. Bunu yapabilmelerinin nedeni IBM anlaşmasının sağladığı gelir akışıydı. Ama yine de bundan olabildiğince faydalandılar. bu nedenle onları takdir ediyorum. 

Microsoft’un tek sorunu zevksiz olması. kesinlikle hiç zevkleri yok ve bunun da anlamı şu: Bunu önemsiz bir ayrıntı olarak söylemiyorum çok önemli. Şu anlamda, orijinal fikirler bulmuyorlar ve ürünlerine pek bir kültür getirmiyorlar anlamında. “Peki bu neden önemli ki?” diyorsunuz. Orantılı aralıklı yazı tipi, dizgicilik ve güzel kitaplardan gelir. İnsan fikri buradan alır. Mac olmasaydı ürünlerinde bu asla bulunmayacaktı. Yani galiba hüzünleniyorum. Onların başarısı yüzünden değil. Başarılarını hiç sorun etmiyorum. Bu başarıyı ağırlıklı olarak hak ettiler. Benim sorunum üçüncü sınıf ürünler yapıyor oldukları gerçeği. Ürünlerinin hiç ruhu yok. Ürünlerine aydınlanma ruhu hiç yok. Çok sıkıcılar ve üzücü tarafı çoğu müşterinin de pek ruhu yok. Ama türümüzü yükseltmemizin yolu en iyisini alıp herkese yaymaktan geçiyor. Böylece herkes daha iyi şeylerle büyür ve bu daha iyi olan şeylerin inceliğini anlamaya başlar. Beni üzen şey Microsoft’un Mac Donald’s olması. Microsoft’un kazanmış olması değil, Microsoft’un ürünlerinin daha fazla içgörü ve yaratıcılık sergilemiyor olması. 

 

Sonunda İş Gelip Zevke Dayanıyor

Onu motive eden neydi?

Gençken Scientific American’da bir makale okumuştum. Gezegendeki muhtelif canlıların hareket verimliliğini ölçüyordu. Ayılar, şempanzeler, rakunlar, kuşlar, balıklar. Hareket etmek için kilometre başına kaç kilokalori harcıyorlardı?İnsanları da ölçmüşlerdi. Ve akbaba kazandı. En verimlisi oydu. Ve insanoğlu, yaradılışın tacı, insanı etkilemekten oldukça uzak bir puan alıp listenin üçte birine doğru bir yerlere yerleşmişti. Ama birinin aklına bisiklet üstündeki bir insanı ölçmek gelmiş. Akbabayı ezdi, geçti. Listenin en üstüne çıktı. Bunun beni çok etkilediğini hatırlıyorum. 

Şunu hiç unutmuyorum: İnsanlar alet yapar. Bizler doğuştan gelen insani yeteneklerimizi dramatik biçimde artırabilen aletler yapıyoruz. Apple’ın ilk günlerinde böyle bir reklam vermiştik hatta. Kişisel bilgisayar zihnin bisikletiydi. Ve ben tüm kalbimle inanıyorum ki tarih ilerledikçe geriye dönüp baktığımızda insanın tüm icatları arasında bilgisayar en üstte olmasa bile en üstlerde bir yerlerde yer alacak. Bu bugüne kadar icat ettiğimi en muhteşem araç. Ve tam olarak doğru yerde, Silikon Vadisi’nde, tarihsel olarak doğru zamanda, bu icadım şekillendiği anda yaşadığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.

Bildiğiniz gibi, uzayda bir vektör başlattığınızda, başlarda yönünü azıcık da olsa değiştirebilirseniz uzay birkaç kilometre ilerlediğinde sonucu dramatik olur. Ben hala o vektörün başlarında olduğumuzu düşünüyorum. Onu biraz doğru yönde itebilirsek ilerledikçe çok daha iyi bir şey haline gelecek. Bence birkaç kez bunu yapma şansımız oldu ve bunun bir parçası olan hepimize bu büyük bir tatmin sağlıyor. 

Ama hangisinin doğru yön olduğunu nasıl bileceksiniz?

Sonunda iş gelip zevke dayanıyor. İş, gelip zevke dayanıyor. Kendinizi insanın yarattığı en iyi şeylere maruz bırakmaya çalışmaya ve sonra bu şeyleri yaptığımız işe dahil etmeye çalışmaya dayanıyor.

Picasso’nun bir lafı vardır: “İyi sanatçılar kopyalar. büyük sanatçılar çalar” demiş. Ve büyük fikirleri çalma konusunda her zaman utanmaz olmuşuzdur. Bence Macintosh’u harika yapan şey biraz da üstünde çalışan insanların aynı zamanda dünyanın en iyi bilgisayar bilimcileri olan müzisyenler, şairler, ressamlar, zoologlar, tarihçiler olmasıydı. Ama bilgisayar bilimi olmasaydı da bu insanlar bu hayattaki başka alanlarda yine inanılmaz şeyler yapıyor olacaklardı. Bunları da yanlarında getirdiler. Hepimiz bu çabalara. bir sosyal bilimler havası kattık. Bu tavırla başka alanlarda gördüğümüz en iyi şeyleri bu alana çekmek istedik. Bence dar kafalı biri olursanız bunu yapamazsınız. 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s