Men Dakka Dukka

Eden bulur!. Atasözü anlamı olarak bu iki kelime ile özetleyebileceğim konu daha derin ama sakın benden sana kötülük edenler ile ilgili bir teskin bekleme. Bu tamamen senin ile alakalı.

 

Suçladığın Şey Seni Suçlayacaktır

Bu değişmez bir yasa. Bu yüzden kimseyi suçlamak ile kendini yıpratma. Eden bulur derken bahsettiğim özne sensin. Bugün kimi ne ile suçlarsan günün birinde ya o seni suçlayacak ya da aynı sebeple sen suçlanacaksın. Maddi bir dünyada yaşadığımızı sandığını biliyorum ama hayatının çok büyük bir kısmı mucize diye tabir edebileceğin kuvvetler ve unsurlar ile şekilleniyor.

 

Yargıladığın Şey İse Bir Gün Kendin Olacaksın

Suçlamanın bir türevi olan yargılama eylemini de bırak artık. Yargılamak bencillik ve kibir olgusudur ve aslında herkesin benim gibi olmasını istiyorum, benim düşündüğüm gibi düşünmesini istiyorum demenin eylemcesidir. Kimse kimseye benzemek zorunda olmadığı gibi aslında kimse yanlış yaptığını düşünmüyor. Buna nice kötü devlet adamları ve terörist gruplarda dahil olmak üzere, hangisine sorarsan sor, yaptıkları işi doğru olduğuna inandıkları için yapıyorlar.

Sen de birilerini yargıladığında günün birinde göreceksin ki o yargıladığın eylemi sen yapıyor, aynı düşünceyi sen benimsiyorsun. Bu büyük şaşkınlığı ve ikilemi yaşamamak adına lütfen yargılamayı bırak.

Doğru olduğunu düşündüğün eylem ve inancı kendinde uygula ve benimse. Sorarlarsa anlat ama senden başka bir şekilde yaşayan ve düşünenleri yargılama. Yargılarsan O olacaksın.

 

Öğrenilmiş Suçluluk

Suçlu olma hali (tüm korkular gibi) öğrenilmiş bir reaksiyondur. Bebekler doğduklarında bunu henüz öğrenmedikleri için özgür ve samimidirler. Bulunduğun kültür ve çevre sana neler karşısında kendini kötü hissetmen gerektiğini öğretti ve bunlar başına geldiğinde kendini suçlu hissediyorsun.

Buna uymak zorunda değilsin. Kendinden ve duygularından emin isen seni suçlayanların değer ve yargılarını benimsemek zorunda değilsin. Dolayısı ile suçluluk aslında çevrene karşı değil ancak kendine karşı hissedebildiğin zaman verimli bir duygudur. Kendine verdiğin sözleri, kendin için istediğin durumları yerine getiremediğinde hissettiğin suçluluk samimi ve yararlı olabilir belki. Ama çevrene ve bulunduğun ortama karşı bir suçluluk hissetmen o değer yargılarını kabul etmen ve (bir nev’i) kendine ihanetin anlamına gelir ki ilerlemenin ve kişisel gelişimin için çok büyük bir engeldir.

Seni suçlayanları boşver, onları dinlemek, onların dediklerinden etkilenmek ve onlara karşılık vermek zorunda değilsin. Özüne bak ve ne hissettiğini önemse.

 

Ruh Bildiklerini Deneyimlemek İster

Senin derdin kendinle olmalı. Bu sebeple bakacağın yer her zaman kendi içinde. Ruhun bildiklerini ve inandıklarını deneyimlemek istiyor. Fakat sen bunu yapabiliyor musun?

Yoksa çevrenin ve öğrendiklerinin etkisinde, inandıkların dışında başkalarının uygun bulduğu bir hayat mı yaşıyorsun. İşte o zaman ruhunu çiğniyor ve eziyorsun. Korkularının, endişelerinin, “ama”larının (ki bunlar da aslında yok, hepsini sen yarattın) altında ruhunu yok sayıyor ve ölümüne sebep oluyorsun.

Sonra ben mutsuzum, ben başarısızım… Güldürme beni 🙂

 

İyi ve Özel Bir Duygu Olarak Başarmak

Başarma duygusu, herkesin kendini iyi ve özel hissettiği bir duygudur. Ve bunu hissetmen için her zaman ortada belirli bir başarı olması da gerekmez. Başardığını hissetmen, o güzel hissi yaşaman için yeterlidir.

Peki sen en son ne zaman hayal kurdun. Hep hesap, hep kitap. Böyle yapa yapa tadını da kokusunu da unuttun başarının. Rica ediyorum,  daha önce (özellikle çocukluğunda) yaşadığın başarılı anlarının bir listesini yap ve onları hatırlamak, o anı ve duyguyu tekrar yaşayabilmek için hayal kurmaya özel bir vakit ayır. O güzel anları hatırladıktan sonra şu anda başarmak istediklerini tamamladığında neler hissedeceğini göster kendine. O hissi yakalamak için ruhuna izin ver.

Bunu düzenli olarak yaptığında şu anki çabalarının da başarıya ulaşmasında “inanılmaz” yardımların ve koşulların senin ayağına geleceğini garanti edebilirim. İşte bu yüzden eden bulur diyorum sana. Hesap kitap yapmaya devam edersen sürekli plan yapman gereken bir öykün olacak. Ama hayal kurmaya devam edersen hayallerin sana gelecek. Bunlar hep seninle alakalı. Aklına gelen hep başına geliyor 🙂 .

Atasözleri ve deyişler kuşağımıza devam ediyoruz 🙂 :

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır. — / Yunus Emre

 

Asıl Mesele

Evet, asıl mesele kimin konuştuğu değil, kimin dinlediği.

Kendinle konuştuğunu biliyorum. Ama söz ile ama düşüncelerin ile. Bazen duyguların bazen davranışların ile… Konuşuyorsun ama kendini dinliyor musun? Dinle! Artık kendini dinle ve önemse lütfen. Bunu yaptığında her şey kendiliğinden yoluna girmeye başlayacak.

 

BEN!

En sevecen insan BEN merkezci insandır. Sen kendini sevmezsen başkasını da sevemezsin. Kendini sevmezsen başkasına sevgi ve mutluluk da veremezsin. Ve emin ol o zaman seni seven de bulamazsın.

Bunun bencillik ya da kibir ile ilgisi yok. Bu bir farkındalıktır.

Sen kendinin farkında değilsen, kime ne faydan dokunabilir ki?

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s