Sonsuz, Sınırsız ve Kusursuz

Zenginlik, ihtiyaçların kolayca karşılandığı, isteklerin anında ger.ekleştiği yaşam biçimidir. Bu bilinç seviyesinde varlığın her saniyesinden keyif duyar, kendini sağlıklı, mutlu ve canlı hissedersin.

Bu gerçekliğin asıl doğan olduğunun bilincine vardığında, her şeyi yaratabileceğini fark edersin çünkü fiziksel evrenin tümü aynı temele dayanır. Evren, bulut, yıldız, yağmur, orman ya da insan bedeni yaratılırken neye başvuruluyorsa, bir düşünce yaratırken de aynı şeylere başvurur.

Fiziksel evrenin tümü, beş duyu organı ile algılayabildiğin her şey aynı özden elde edilir ve aynı kökten gelir. Bu bilgi, her arzunu gerçekleştirebilmeni, istediğin fiziksel nesneyi elde edebilmeni ve istediğin ölçüde başarı ve mutluluğa erişebilmeni sağlar.

Fiziksel varlıkların tümü atomlardan meydana gelir. Bu atomlar ise, büyük bir enerji ve bilgi boşluğunda enerji ve bilgi dalgalanmaları olan atomaltı parçacıklardan meydana gelir.

Fiziksel iki madde arasındaki fark büyük değildir. Altın ya da kurşunun atomunu oluşturan proton, elektron, kuark veya bozon gibi atomaltı parçacıklar tümüye aynıdır. Bunlar parçacık olarak  anılsa da aslında madde değil, enerji ve bilginin itici kuvvetleridir. Altını kurşundan farklı yapan bu enerji ve bilginin düzeni ve sayısıdır.

Fiziksel evrenin tüm  bilgi ve enerji ile şekillenir. Madde ya da cisim olarak adlandırdığımız her şeyi meydana getiren “maddesel olmayan”dır. Düşüncenin de maddesel olmadığı da aşikardır. Enerji ve bilginin itici kuvveti düşünceden başka ne olabilir ki?

Evrenin görünen yüzünün ardında, fizikselliğin illüzyonunun ardında, hiçlikten meydana gelen, doğası gereği görülmeyen ve kusursuz bir matris bulunur. Bu hiçlik, tüm evreni sessizce organize eder, yönetir ve yönlendirir. Bu şekilde evren, sonsuz yaratıcılıkla, sınırsız bollukla ve tam bir kusursuzlukla kendini ifade eder.

Tüm deneyimler bu kusursuz hiçlik içindeki sürekliliklerdir. Neşe, hüzün, başarı, yenilgi, zenginlik ve yoksulluk deneyimlerindir. Tamamı kendiliğinden meydana geliyor gibi görünse de, bunları gerçekliğe taşıyan sensindir.

Deneyimlerini oluşturan enerji ve bilgi hayat tutumuna yansır. Tüm davranışların enerji ve bilginin bir sonucu ve ifadesidir.

Tüm bu sonsuz ve kusursuz kaynağın bir parçası olarak sen de, yapabileceklerin de sonsuz, sınırsız, kusursuzdur. Hayaller ve amaçlar konusunda bu bilgi ile hareket etmen dileği ile…

Zenginlik Bilinci

Zenginlik, sınırsızlık , bolluk ve bereket kendi doğanda mevcut. Yaratıldığın andan beri oradaydı. Tek yapman gereken, bildiklerine dair olanları yenilemek ve tazelemek.

Zenginlik bilinci, sadece para kazanabilmenin çok daha ilerisinde bir şeydir. Yaşamı sürekli çabalama hali olarak değil, ihtiyaçlarının güzellik ve kolaylıkla bir araya geldiği sihirli bir serüven olarak görebildiğin bir zihin seviyesidir.

Gittiğin her yerde hoşluğu, güzelliği görebilmeyi, şükretmeyi birincil duygun olarak ele alabilmeyi ve yüreğini açabilmeni kapsar ve gerektirir. Bu bilinç, gereksinim duyduğun her şeyi elde edebileceğini inanmak ile kalmayıp bunu net olarak bildiğin ruh hali ve histir. Bunun temelinde yaşamın ve evrenin size verdiklerinin kıymetini bilmek yatar.

Zenginlik, bilgi konusunda son derece kıskançtır. Eğer ki bilgi ve bilgeliğin peşinden koşmayı bırakmaz isen zenginlik, bolluk ve bereket sürekli seni takip edecek ve peşini asla bırakmayacaktır. Bu sayede istediğin servet sonsuza kadar ve artarak senin olacaktır.

Her sonuç ve olgu için, bunu elde etmeni ya da tetiklemeni sağlayacak bir güç gereklidir. Ve güç ise, bilgi, arzu ve özdedir. Zenginlik yaratmaktaki gerekli anahtar güç yaratıldığın andan itibaren içinde mevcut.

Bilgi ve bilgeliğin izinden git, içindeki gücü uyandır. Bu sayede varolduğun andan beri sende mevcut olan zenginliği hayatında bir gerçekliğe dönüştürebileceksin.

İşin Sırrı Kendini Nasıl Gördüğünde

Bazen her şey sadece görünüşten ibarettir.

  • Bazen her gün başka biri olmak ister ve onun maskesiyle sokağa çıkarız.
  • Bazen eksiklerimizin içinde umutlarımızı yeşertiriz.
  • Bazen her şeye rağmen umudumuzu kaybetmeyiz.
  • Bazen elimizdekinin farkında olmayıp boşuna eziyet çekeriz.
  • Bazen herkesin gördüğünden farklı bir şey görürüz.
  • Bazen terk edilmiş hissederiz.
  • Bazen yaşama sıkı sıkı sarılan yanımızı reddederiz.
  • Bazen insanlar bizim için çoktan felaket senaryoları hazırlamıştır.
  • Bazen hayat içinden çıkılmaz ve karmaşık bir denklem gibi gelir.
  • Bazen bizi hiç unutmayan ya da hiç ummadığımız dostlar yardımımıza koşar.
  • Bazen başarı, en zor şartlarda ve savaşlardan sonra gelir.
  • Bazen biz ona gitmek istemesek de bilgi bizi çağırır.
  • Bazen yanlış kararlar felaketle sonuçlanır.
  • Bazen imkansızlıklar içinde yaratıcı olmak gerekir.
  • Bazen ne yaparsan yap, hiçbir şey değişmiyormuş gibi gelir.

Ama işin sırrı aslında kendini nasıl gördüğündedir. 

 

 

55 Klasik Mazeret

Başarılı olmayan insanların belirli bir ortak özellikleri vardır. Başarısızlık için gerekli bütün nedenleri bilirler ve kendi başarısızlıklarını açıklamak için geçerli mazeretleri vardır.

Bahaneler, Bahaneler, Bahaneler…

Bu mazeretlerin bazıları zekicedir ve birkaçı olgularla doğrulanabilir. Ne var ki mazeretler sizi başarılı yapmaz ve istediğiniz yere götürmez. Bir karakter tahlilcisi en yaygın kullanılan mazeretlerin bir listesini yapmıştır. Listeyi okurken kendinizi dikkatle inceleyin ve bu mazeretlerin hangilerini kullandığınızı saptayın.

  1. EĞER bir karım ve çocuğum olmasaydı…
  2. EĞER yeterince gayretli olsaydım…
  3. EĞER param olsaydı…
  4. EĞER iyi bir eğitimim olsaydı…
  5. EĞER bir iş bulabilseydim…
  6. EĞER sağlığım iyi olsaydı…
  7. EĞER zamanım olsaydı…
  8. EĞER zamanlama daha iyi olsaydı…
  9. EĞER diğer insanlar beni anlasaydı…
  10.  EĞER şartlarım daha farklı olsaydı…
  11. EĞER hayatımı yeni baştan yaşasaydım…
  12. EĞER başkalarının ne diyeceğinden korkmasaydım…
  13. EĞER bana bir şans verilseydi…
  14. EĞER şimdi bir şansım olsaydı…
  15. EĞER diğerlerinin bana kini olmasaydı…
  16. EĞER beni durduracak engeller olmasaydı…
  17. EĞER biraz daha genç olsaydım…
  18. EĞER gerçekten istediğim şeyi yapabilseydim…
  19. EĞER zengin doğmuş olsaydım…
  20. EĞER doğru insanlarla tanışmış olsaydım…
  21. EĞER bazı insanların sahip olduğu yeteneklerim olsaydı…
  22. EĞER girişken davranma cesaretim olsaydı…
  23. EĞER geçmişteki fırsatları değerlendirmiş olsaydım…
  24. EĞER insanlar benim sinirimi bozmasaydı…
  25. EĞER eve ve çocuklara bakmak zorunda olmasaydım…
  26. EĞER biraz para biriktirebilseydim…
  27. EĞER patron beni takdir etseydi…
  28. EĞER bana yardım edecek biri olsaydı…
  29. EĞER ailem beni anlasaydı…
  30. EĞER büyük bir şehirde yaşasaydım…
  31. EĞER her şeye yeni başlamış olsaydım…
  32. EĞER özgür olsaydım…
  33. EĞER bazı insanların kişiliği bende olsaydı…
  34. EĞER bu kadar şişman olmasaydım…
  35. EĞER yeteneklerim bilinseydi…
  36. EĞER elime bir “fırsat” geçseydi…
  37. EĞER şu borçlarımdan kurtulsaydım…
  38. EĞER başarısız olmasaydım…
  39. EĞER nasıl yapacağımı bilseydim…
  40. EĞER herkes bana karşı çıkmasaydı…
  41. EĞER bu kadar çok endişelenecek şeyim olmasaydı…
  42. EĞER doğru insanla evlenseydim…
  43. EĞER insanlar bu kadar aptal olmasaydı…
  44. EĞER ailem bu kadar savurgan olmasaydı…
  45. EĞER kendimden emin olsaydım…
  46. EĞER şans bana karşı olmasaydı…
  47. EĞER yanlış yıldızın altında doğmasaydım…
  48. EĞER bu kadar çok çalışmak zorunda olmasaydım…
  49. EĞER olacak olanlar böyle olmasaydı…
  50. EĞER paramı kaybetmemiş olsaydım…
  51. EĞER başka bir mahallede yaşıyor olsaydım…
  52. EĞER böyle bir “geçmişim” olmasaydı…
  53. EĞER kendi işim olsaydı…
  54. EĞER diğer insanlar beni dinleseydi…
  55. EĞER *** ve içlerinde en önemlisi de budur… eğer kendimi olduğum gibi görme cesaretim olsaydı, neyimin yanlış olduğunu bulur ve onu düzeltirdim. O zaman hatalarımdan yararlanma fırsatı bulur ve diğerleriyle olan deneyimlerimden bir şeyler öğrenebilirim, çünkü bende yanlış giden bir şeyler olduğunu biliyorum, öyle olmasaydı şu anda, zayıflıklarımı analiz etmek için daha fazla ve mazeret bulmak için daha az zaman harcasaydım istediğim yerde olurdum.

Başarısızlığı açıklamak için mazeret bulmak herkes için bir eğlencedir. İnsan ırkı kadar eskidir ve başarı için çok tehlikelidir! İnsanlar neden mazeretlerine sıkı sıkı yapışırlar? Cevap açıktır. Mazeretlerini savunurlar, çünkü onları kendileri yaratır! İnsanın mazereti kendi hayal gücünün ürünüdür. Kendi buluşunu savunması insanın doğası gereğidir.

 

Her Sabah OKU!

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsak önce kendimizden başlamamız gerekir.

İçsel Güç

Her gün belli bir süre kendi dinginliğimle baş başa kalarak, yani sadece var olarak sınırsız içsel güç alanım ile temasta olacağım. Ayrıca her gün, günde en az iki defa (otuz dakika sabah, otuz dakika akşam olmak üzere) tek başıma oturarak meditasyon yapacağım.

Sessiz Tanıklık

Yaşayan her varlıktaki bilgeliğe sessizce tanık olmak için her gün belli bir süre doğada vakit geçireceğim. Sessizce oturup bir gün batışını seyredecek, bir okyanus veya bir derenin sesini dinleyecek veya bir çiçeği koklayacağım. Kendi dinginliğimin verdiği mutluluk ile ve doğayla birlikte yaşamın tüm dönemlerinin, sınırsız içsel güç alanımın ve sonsuz yaratıcılığımın keyfini çıkaracağım.

Yargılamayacağım

Yargılamadan yaşayacağım. Günüme şu cümle ile başlayacağım: “Bugün hiçbir şeyi yargılamayacağım.” Gün içinde de bunu kendime hatırlatacağım.

Alma ve Verme

Gittiğim her yere bir hediye götüreceğim, karşılaştığım herkese bir hediye vereceğim. Bu hediye bir iltifat, bir çiçek veya bir dua olabilir. Bugün temas kurduğum herkese bir şey vereceğim ve kendi hayatımla diğer insanların hayatlarında mutluluk ve zenginliğin dolaşmasına katkıda bulunacağım.

Almaya Açık Olacağım

Bugün hayatın bana sunduğu tüm hediyeleri minnet ve şükranla kabul edeceğim. Doğanın hediyelerini kabul edeceğim. Gün ışığı, kuş sesleri, bahar yağmurları, kışın ilk karı gibi… Ayrıca diğer insanlardan almaya açık olacağım: Maddi değeri olan bir hediye, para, iltifat, veya dua…

Zenginlik, Bolluk ve Bereket

Sevgi, ilgi, takdir gibi hayatın en değerli hediyelerini vererek ve kabul ederek zenginliğin, bolluk ve bereketin dolaşımına kendimi adayacağım. Karşılaştığım herkese sessizce mutluluk, sağlık ve neşe dileyeceğim.

Karma

Bugün yaptığım her seçime tanıklık edeceğim.Ve bu seçimleri bilinçli ve farkında olarak yapacağım. Gelecekteki herhangi bir ana hazırlanmak için şimdiyi tümüyle farkında olarak yaşayacağım.

Seçim Soruları

Bir seçim yaptığımda kendime iki soru soracağım: “Bu seçimin sonuçları nelerdir?” ve “Bu seçim, bana ve etrafımdakilere mutluluk getirecek mi?”

Kalbimin Rehberliğinde

Kalbimden bana rehberlik etmesini isteyeceğim. Kalbimin bana hissettirdiği rahatlık veya huzursuzluk hissi ile hareket edeceğim. Eğer seçimim hakkında rahat hissettiriyorsa, devam edeceğim. Eğer bu seçimim beni huzursuz ediyorsa duracağım ve içimdeki bilgelikle bu hareketin sonuçlarını görmeye çalışacağım. Bu rehberlik kendim ve etrafımdakiler için spontane ve doğru seçimler yapmamda yardımcı olacaktır.

En Az Çaba

Kabul etmeyi uygulayacağım. Bugün tüm insan, durum, koşul ve olayları olduğu gibi kabul edeceğim. Biliyorum ki şu an olması gerektiği gibi, çünkü tüm evren olması gerektiği gibi. Şu anla mücadele etmeyerek tüm evrenle de mücadele etmemeyi seçiyorum. Kabul edişim tam ve bütündür. Her şeyi şu an olduğu haliyle kabul ediyorum, olmalarını istediğim gibi değil.

Sorumluluk

Her şeyi olduğu gibi kabul ediyorum. İçinde bulunduğum ve problem olarak gördüğüm olaylar için sorumluluk alıyorum. Biliyorum ki sorumluluk almak, içinde bulunduğum durum nedeni ile hiç kimseyi suçlamamak demektir (Buna ben de dahilim). Biliyorum ki her problem aslında kendi içinde gizli bir fırsat barındırır ve bu fırsatları yakalamak için dikkatli olmak şu anı büyük bir faydaya dönüştürebilmemi sağlayacaktır.

Savunmasızlık

Bugün farkındalığımı savunmasızlık ilkesiyle yaşayacağım. Fikirlerimi savunmayı bir kenara bırakıyorum. Başkalarını fikirlerime inandırmak ve ikna etmek için herhangi bir ihtiyaç duymayacağım. Bütün fikirlere açık olacak ve herhangi birine inatla bağlı kalmayacağım.

Niyet ve Arzu

Tüm arzularımın bir listesini yapacağım. Bu listeyi hep yanımda taşıyacağım. Sessizliğime girmeden ve meditasyona başlamadan önce bu listeye bakacağım. Geceleri uyumadan önce bu listeye bakacağım. Sabah uyandığımda da bu listeye bakacağım.

Kozmik Plan

Listemdeki tüm arzuları özgür bırakacağım ve üretkenlik hazneme teslim edeceğim. İşler istediğim gibi gitmediğinde bunun bir sebebi olduğuna ve kozmik planın benim kavrayabileceğimden daha büyük bir şey hazırlamakta olduğuna güveneceğim.

Şu Anın Farkındalığı

Tüm eylemlerimde “şu anın farkındalığı”nı uygulamaya çalışacağım ve bunu kendime sürekli hatırlatacağım. Problemlerin şu anki dikkatimi dağıtmasına ve yok etmesine izin vermeyeceğim. Şu anı olduğu gibi kabul edeceğim ve geleceği en derin ve en coşkulu niyet ve arzularımla yaratacağım.

 Zihinsel Bağımsızlık

Bugün kendimi olay, durum ve koşullardan zihinsel olarak soyutlamaya adayacağım. Kendime ve çevremdeki insanlara olduğumuz gibi var olma özgürlüğünü vereceğim. Her şeyin nasıl olması gerektiği ile ilgili fikirlerimi dayatmayacağım. Problemlere sonuçlar bulmaya çalışarak yeni problemler yaratmayacağım. Her şeye zihinsel bağımsızlık ile yaklaşacağım.

Belirsizlik

bugün deneyimlerimin ana malzemesi belirsizlik olacak. Belirsizliği kabul etmeye duyduğum istek sayesinde kaos, karışıklık ve düzensizlik içindeki problemler kendiliğinden çözülecektir. Bir durum ne kadar belirsiz görünüyorsa, ben kendimi o kadar güvende hissedeceğim, çünkü belirsizlik benim özgürlüğe giden yolumdur. Aradığım güveni belirsizliğin bilgeliğinin rehberliğiyle kendimde bulacağım.

Sonsuz Fırsatlar Denizi

Sonsuz fırsatlar denizine gireceğim ve sınırsız seçimlere açık olacağım, ortaya çıkacak olanları heyecanla bekleyeceğim. Sonsuz fırsatlar alanında hayatın tüm eğlencesini, macerasını, büyüsünü ve gizemini yaşayacağım.

Hayatın Amacı: Dharma

Bugün ruhumun derinliklerinde yatan bebek Tanrı ve Tanrıça’yı sevgiyle besleyeceğim. Bedenimde hayat bulan içimdeki “Öz”e ilgi göstereceğim. Kendimi kalbimin içindeki bu derin durgunluğa uyandıracağım. Ebediyet ve ölümsüzlük bilinci hep benimle olacak.

Eşsiz Yetenekler

Eşsiz yeteneklerimin birer listesini yapacağım. Eşsiz yeteneklerimi ortaya koyarken yapmayı istediğim şeylerin de listesini yapacağım. Eşsiz yeteneklerimi gösterirken ve onları insanlığın hizmeti için kullandığımda zaman kavramı ortadan kalkacaktır. Böylece kendi hayatımda olduğu kadar diğer insanlarınkinde de bolluk ve bereket yaratabileceğim.

Nasıl Hizmet Edebilirim?

Her gün, “Nasıl hizmet edebilirim?” ve “Nasıl yardımcı olabilirim?” diye kendime soracağım. Bu soruların cevapları diğer insanlara sevgiyle yardım ve hizmet etmemi sağlayacak.

Karar Ver

Kazananların Felsefesi

Dünya üzerinde yetenekli ama hiçbir şey başaramamış ne kadar çok insan var biliyor musun?

Hayat, yaşam, süreç… Adına her ne dersen de, çok eğlencelidir aslında. Çoğumuz için karanlık ve zor olarak algılansa ve kabul edilse bile iyilik ve ışık o karanlığın ardındadır aslında.

Gezegenimiz yetenekli insanlar ve varlıklarla dolu. Ve bir bakarsın hiçbir şey başaramıyorlardır. Bunun altında yatan sır ve sebep yanlış noktaya odaklanmalarıdır: beden…

Bedenimizin sınırlandırmaları, limitleri vardır. Ama aklın yoktur. Gözardı edilen her şey bu noktada başlar. Zihinsel olarak hazır olmadığın sürece asla gerçek manada hazır olamazsın. İşte bu sebepten dolayı birçok insan hedeflerine ulaşamıyor. Tam da bu yüzden sadece ama sadece yüzde 2 ile 3 arasındaki girişimci yüksek bir başarı yakalayabiliyor.

Hedeflere ulaşmak ve başarmak için ilk öncelik, sürekli ve asla aksatmadan tekrar edilen doğru alışkanlıklardır. Bundan da anlaşılacağı gibi başarı hemen ya da çok kısa sürede gelen bir şey de değildir. Ve bu disiplin hali kolay elde edilebilecek bir durum değildir.

Disiplini kolay hale getirmek için en büyük yardımcın tutkun olacaktır. Tutkun olduktan sonra her şeyi deneyebilirsin. Başarılı ya da başarısız olman önemli değildir. Olumsuz sonuçlanan her durumda tekrar ve tekrar denersin. Motivasyonun, istekli durabilme halin ve de en önemlisi, başarıyı uzaktan görebilme yeteneğin bu tutkuna bağlıdır.

Her birimiz bir hediye ile dünyaya geliriz. Bu hediyeyi bulmak bizim asıl işimiz, gerçek meselemizdir. O hediyeyi bulduğumuzda yaşam amacımızı keşfederiz. İşte bu keşif tutkunu açığa çıkaracaktır. Tutkun açığa çıktığında yapamayacağın hiçbir şey yoktur. Gerçek bir hedefin ve belirlenmiş bir odağın vardır artık.

Başarı Yolculuğun Kendisidir

Bundan sonrası en keyifli süreçtir. Varmak istediğin hedefi sürekli özler, devamlı ona ulaşma hasreti içerisinde olursun. Ve bu yolculukta gerekli olan her şeyin yolda var olduğunu keşfeder ve yola aşık olursun. Bir zaman sonra öğrenirsin ki başarı o hedef değil, sürecin ve yolun ta kendisidir.

Başarmanın ve başaranların sırrı tutkunun ardından gelen eylemdir. Ve eylem tüm hayatımızı değiştiren en önemli şeydir. Peki bu sır apaçık ortada iken neden eyleme geçemeyiz. Eyleme geçmememizin tek sebebi korkularımızdır. Korkularımız bizi yataktan kaldırmayan şeylerdir. Korkularımız yapmamız gerekenleri erteleten bahanelerimizdir. Ve korkularımız kendimizden çok başkalarına göre bir hayatı yaşamamıza neden olan iblislerdir.

Ve bu iblisleri halt etmenin yolu çok basittir. Çok basit… KARAR VERMEK…

Karar vermek bir tercih yapmak ya da “deneyeceğim”, “elimden geleni yapacağım” demek değildir. Karar vermek “olmazsa olmaz” demektir. Karar senin ilk adımındır ve savaş bu ilk adımla başlar. Karar vermek başka bir yolu olmadığını bilmek, sonuçta olacak şeyi baştan görmek ve herhangi başka bir sonuç konusunda fikir sahibi bile olmamak demektir. Bu durumda imkanlar, çevre şartları ve zaman önemini yitirir. Karar verilen olur ve sen başarırsın.

Kendine Yatırım Yap!

Yaşam Kaliteni Artırmak İçin Gerekenler Senin Elinde

Tam olarak kim olduğunuzu biliyor musun? Tarafsız ve dışarıdan bir gözle hiç kendine baktın mı? Bunun için bakman gereken 2 unsur var ve bunlar sana büyük ölçüde doğruyu anlatacaktır. Tabii ki kendine doğru cevaplar verecek cesaretiniz var ise:

  • Neler yapıyorsunuz?
  • Vaktinizi nelere harcıyorsunuz?

Sorular Devam Ediyor

Eğer verdiğin cevaplar seni memnun etmediyse yaşamında ne yaratmak istediğini düşün. Zamanını ne ile doldurduğuna baktığında, zamanını nasıl kullandığının bir değerlendirmesini yaptığında aslında ne ile uğraştığın da ortaya çıkacaktır.

Peki, kendiniz için ne kadar zaman ayırıyorsun? Hayallerin ve ideallerin için kaç saat ayırıyorsun kendine? Son 1 ay içerisinde kaç kitap okudun mesela? Ya da geçen yıl hangi yeni bilgiyi edindin veya sahip olduğun hangi beceriyi geliştirdin? Kendine nasıl bir katkı sağladın?

Herkesin Acelesi Var

İnsanlar işlerinden çıkıyor ve kendilerini televizyon karşısındaki koltuğa atabilmek için acele ediyorlar. Hiçbir şey yapmamak için aceleci davranmak başlı başına bir trajedi. Sadece oturmak ve bütün yapılması gerekenleri uyuduktan sonra yarın yapacaklarını düşünmek için eve gitmek… Durumun vehameti ve acınası hali cümlelerde kendisini açık olarak gösteriyor aslında. Apaçık ve aşikar… Vakit ile birlikte boşa harcanan hayatlar.

Oyun Oynamıyoruz

Eğer bir hayat amacın var ve artık bu acınası halden çıkmak ve hedeflerime ilerlemek istiyorum diyorsan yapman gerekenler belli. Bunlar bir sır değil.

Elinde ne varsa, her şeyi buna vermek zorundasın. Artık televizyon başında geçirilen saatler yok! Arkadaş buluşmalarında saçma sapan konular için harcanan akşamlar yok! Burada oyun oymamıyoruz ve evet, bilgisayarda sırf karşına çıktı diye oynadığın o çocukça oyunlar da yok! Yapman gereken şey çalışmak.

Yaşam Kaliten Senin Elinde

Bu yaşam okulu, sınıflar çok kalabalık, sınav zor çünkü, emin ol sorular kazık. Sonuçlar mı? En korkman gereken kısım da burası. Sonuçları belli rakamlar ile değil hayatın ile alıyorsun. Kanlı canlı ve birebir senin yaşam kaliten, saygınlığın, maddi durumun ve geleceğin…

Bu da demek oluyor ki yaşam kaliteni en üst seviyeye çıkarman için bir fırsat var elinde. Yapabildiklerini bir düşün. Kendi potansiyelinin en üst ve en iyi kullanımı için ona sahip çık. O senin en değerli ürünün, senin en kıymetlin.

Ne Kadar Meşgulsün?

Karamsarlığa düşme çünkü tüm başarılı ve zengin insanlar senin ile aynı vakte sahip. Bu yüzden onların yaptığı ama senin yapamadığın şey para yatırımı değil. Kendilerine yaptıkları yatırım. İşten sonra televizyona değil yapmak istedikleri şeylere vakit ayırmaları. Başkalarının boşa harcadığı zaman naktini kendilerine yatırmaları.

İnsanoğlu son yüzyılda en meşgul halini yaşıyor. İnsanlık tarihi boyunca bu kadar meşgul ve zamandan yana şikayetçi hiçbir medeniyet olmadı. Ve en garip tarafı meşgul olduğumuz için işe yarar olduğumuzu da düşünüyoruz. Fakat tarafsız bir gözle günlük yaşantımıza ya da ajandamıza bakarsak, bizi yoran ve strese sokan şeyler ile tıka basa dolu olduğunu göreceğiz. Ve bu doluluk bize bir şeyler katmak bir kenara bizden çok ama çok şeyler götüren bir doluluk.

Ve bu doluluk değil tam bir delilik. Kendine yatırım yap. Her gün ne kadar vakit ayırabilirsen ayır ama her gün ayır. O vakti kendine yatır ve hayatını kazan.

En azından kaybettiğin kadarını…