Dünyadaki En Zengin Yer Neresi?

Kim olduğun, yaşın, ırkın ve cinsiyetin umurumda bile değil. İlgilenmiyorum. Bildiğim tek şey bir hayalinin olduğu.

Tüm dünyadan sakladığın bu hayalini gerçekleştirmemek için bahaneler uydurup durdun. Sana gerçekçi olmanı söyleyen insanları dinledin. Ama içinde bir yerlerde tüm potansiyelini ortaya çıkaramadığını biliyorsun. Ve şimdi hayat sadece yaşlandığın bir yer.

Seni hemen biraz gerçeklerle yüzleştireyim. Dünyadaki en zengin yer neresi? Biliyor musun? Çin değil, Dubai de değil. Mezarlık… Çünkü mezarlıkta hiç icat edilmemiş icatları bulursun. Hiç girilmemiş işleri, hiç söylenmemiş şarkıları… yazılmamış kitapları ve geliştirilmemiş fikirleri… Fark edilmemiş insanları bulursun.

Çünkü korkmuşlardı. Risk almaktan… Senin gibi. Ama sana başka bir şey söyleyeyim mi? Mezarlıkta değilsin. Henüz değil.

Tek bir hayatın var değil mi? Her geçen an bir daha asla geri gelmeyecek. Hayatı baştan yaşamak diye bir şey yok. İçinde yaşadığın an gerçekten ama gerçekten çok değerli. İçinde olmalısın, yaşamalısın, tadını çıkarmalısın. Hayallerini şimdi yaşamalısın çünkü bu mümkün.

6000 yıl önce insanoğlu tekerleği icat etti. Sadece 6000 yıl önce ilk dil yaratıldı. 6000 yıl… Ve hatırlatayım, uçak sadece 100 yıllık. 50 yıl öncesine kadar internet yoktu, cep telefonu  yoktu. O yüzden iddia edebiliyorum: Yapılması mümkün olmayan her şey yapıldı. Keşfedilmeyi bekleyen hayaller, fikirler ve başarılar var. Seni bekliyorlar.

Neden bilinen tüm hastalıklar için bir tedavimiz yok? Neden hepimiz temiz su, yiyecek ve eğitim alamıyoruz? Neden dünyada barış değil de savaş var? Neden cennete gitmemiz için ölmemiz gerekiyor? Şimdi burada cennette olabiliriz. Sadece düşüncelerinde bir değişiklik gerek. Neden olmasın? Birileri imkansız ya da yapılamaz dedi diye mi?

Sana bir şey söyleyeyim mi: Hiç bir heykel eleştirmenler için dikilmemiştir. Herkes sana neyi nasıl yapacağını söyler ama önemli olan, sen sen misin? Ve şu an burada mısın?

Hayallerin geçip gidiyor. Ünlülere özenmeyi bırak, kendi hayatını yaşa. Kendi harikalarını yarat. Ortalama bir insan 25 yaşında ölüyor, ama 75 yaşında gömülüyor. Bu ne demek biliyor musun? Bi’ düşün…

Bu dünyanın seni üzmesine izin verme. Kazanmasına izin verme. Yolun seni götürdüğü yere gitme. Yol olmayan yerden git. Ve iz bırak!

Her Seferinde Dünyaya Siktir Demeyi Öğren

Her seferinde dünyaya siktir demeyi öğren!

Bunu yapmaya hakkın var.

Aptalca davranıyorsun. Aptal, düşüncesiz ve boş… Ne istiyorsan, YAPABİLİRSİN!

“Cool” değilim diye endişelenme. Cool falan olma, kendin ol. Kendi dünyanı yarat. Korkuyorsan onu kendi dünyana uydur. Korkunu ve endişeni çiz ve boya. Büyük ve derin saçmalıklar hakkında endişelenmeyi bırak. İmkansız gibi sonlara, hatta hayali dahi kurulamayacakmış gibi gözüken sonlara kararlı bir şekilde git.

Sen dünyadan sorumlu değilsin. Sen kendin için çalışmaktan sorumlusun. O yüzden sadece YAP! 

Düşünmeyi kes, endişelenmeyi kes, omuz silkmeyi kes.

Merak etme! Şüphe etme! Korkma! İncinme!

kolay yol bulmayı ümit etmeyi kes!

Mücadele et! Doyumsuz olma! Mırıldanma! Tökezleme! Dır dır etme! Aşağılama! Hissizleşme! Düzensizleşme! Yıkılma! Çabala! Yardım bekleme! Savrulma! Sızlanma! İnleme! Kendini bil! Yönünü belirle! Kılı kırk yarma! Boş şeylerle uğraşma! Geçmişi eşeleme!

Kendine engel olmayı bırak!

SADECE YAP! 

Cehennemden Yukarı, Dışarı, Işığa ve Aydınlığa

Bazen bir şey için çok fazla çabalarsın. Bazen çok hazır olduğun halde yine de başarısız olursun. Başarısız olduğun her sefer sebep olduğu üzüntü yüzünden acı vericidir.

Bir insanın karakteri yargılanmaz. Başına ne gelirse gelsin, engel ne kadar büyük olursa olsun sırtını duvara yaslarsın. Başarısızlık ne kadar şiddetli olursa olsun vazgeçmezsin. Hiç vazgeçmezsin. Kendini perişan edersin ama yine de elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışırsın. İlerlersin. Ve hiç şüphesiz harika olacaksın.

Bitene kadar adım adım, sahne sahne… Şu anda cehennemde olduğunu düşünebilirsin. İnan bana, olduğun yerde kalıp razı olmak yerine ışığa doğru yolunu açabilirsin. Cehennemin çıkışına tırmanabilirsin. 

Bunu senin için ben yapamam. Senden başka hiç kimse yapamaz.

Hayatta yaşlandıkça bir şeyleri senden alırlar. Bu hayatın olağan cilvelerinden biridir. Bir şeyler kaybetmen durunca bunu anlarsın. Hayatın bir “adım adım oyunu” olduğunu anlarsın. Hata payı ise çok düşüktür. Bir adım geç ya da erken attığında başarmış olmazsın. Bir saniye geç ya da erken başaramazsın. Ama ihtiyacın olan tüm adımlar çevrende her yerdeler. Her dakika, her saniye oradalar.

O doğru adımı atmak için ölmeyi göze alanlar başarırlar. O adım için ölmeye hazırsan kazanırsın.

Her insan, ne koşulda olursa olsun, ne yaşıyor olursa olsun kendini bulabilir ve bunu kendi hayal gücü ile çözmesi gerekir.

Başarıya giden yolun gelişmesini sağlayan alışkanlıklar edinmelisin. Adım adım ilerlemek için en yararlı ve yardımcı şeylerdir alışkanlıklar. Yolunu genişletir, işlerini kolaylaştırır, seni yorulmaz ve yenilmez yapar.

Hayat genelde çoğunu görmezden geldiğimiz ya da fark etmediğimiz inanılmaz güzellikler ve iyiliklerle çevrili. Gökkuşakları ve gün batımları. Ama sadece bunlardan ibaret değil. Kötülük ve zorluklar da var. Çok defa seni dizlerinin üzerine çöktürebilir ya da yere yıkabilir. Ama sadece sen izin verdiğin kadar orada kalırsın. Hiç kimse hayat kadar sert vuramaz. Ama mesele ne kadar sert vurduğu değil ne kadar çok yerden kalktığındır. Başarı böyle elde edilir. Ne kadar değerli olduğunu biliyorsan, git onu al. Ama darbelere hazırlıklı olmalısın.

Birini, bir şeyleri, zamanı, ortamı, bulunduğun yeri ve hatta kendini bahane edemezsin. Bunu korkaklar yapar ve inanıyorum ki “SEN KORKAK DEĞİLSİN!” Sen daha iyisin, daha iyisisin.

Hayatında neler olduğu, hayatının nasıl göründüğü ya da nerede olduğun… Bunlar kimsenin umrunda değil, benim de. Sadece uyan. Enerjin olacak, tutkun olacak, yapman gerekenler olacak ve her sabah amacına, hedefine uyanacaksın.

Şimdi uyanma zamanı, tırmanış zamanı. Cehennemden dışarı, yukarı, ışığa ve aydınlığa…

Kazanan ve Kaybeden Arasındaki Fark Sensin

Hayat her zaman bazı sorular soracak sana. Kendini incelemen ve araştırman gereken zamanların olacak her zaman. Peki hayallerini gerçekleştirmek için neler yapacaksın? Hayatta kazanan mı kaybeden mi olacağını belirleyen son faktör nedir? İşte cevap: “SEN!”

İçinde bulunduğun koşullar değil. Geçmişin değil. SEN! Bütün sonuçları sen belirleyeceksin. Sana olanlar değil…

Yaptığın, gittiğin veya uğraştığın işe son verip vermeyeceğine sen karar vereceksin. Hepimizin bir görevi, her birimizin bir amacı var. Her gün çalışmak, işe gitmek, gününü geçirmek, işten eve gelmek ve televizyon karşısında oturarak vakit öldürmek için gelmedin bu dünyaya. Her birimiz kutsal bir görev ve bahşedilmiş bir yetenek ile geldik.

Hayat yolun boyunca sürekli üstesinden gelmen gereken durumlar oldu ve olacak. Enerjini canlı tutmalısın. Kendini aramaktan ve yaşam amacını bulmaya yönelik sorular sormaktan asla vazgeçme. Aynaya bak, hayatına bak, nereye gittiğine ve nereye gitmek istediğine bak. Kendine şunu sor: “Bu gerçekten ben miyim?”

Mantığının yönergelerine boyun eğmeyi bırak artık. Hepimiz çok özeliz. Sen de çok özelsin. Kendini bırak ve hayatını artık kendin yönet. Koşulların seni yönetmesine izin verme. İnsanların senin hayatın ve davranışlarından çıkaracağı fikirler değil önemli olan, senin kendi hayatından elde edeceklerin. Hayatın kendinsin, seni yönetmeye çalışan çevren değil…

Sen yapacaksın! Sen yapacaksın ki ortak bilinç içinde bir örnek teşkil edeceksin ve insanlar seni takip edecek. Onların da gerçek potansiyellerini yaşayabilmelerinde ilham veren ve yardımcı olacaksın.

Bir şeyin farkına varmanı istiyorum. Her birimiz kazananlar olmak için tamamen açık ve temiziz. Hepimiz… Bu bilinç ve bahşedilmişlikle doğduk. Kendinle, aslında kim olduğunla uyumlu ol ve isteklerin için gayretle çalış.

Başaracağını biliyorsun. Bunu kendinde ve daha nice birçok örnekte gördün daha önce. Daha önce başardığın her şeyde başlangıç hep sendin, kendin.

Her Gün Bir Adım, Hiç Durmadan, Hep İleri

Cesaret gerektiren işler yapan, tarih yazan insanlar var. Tarihin akışını değiştiriyor, genetik değişiklikleri gerçekleştiriyorlar. Onlara böylesine zor, yakıcı bir süreçle nasıl başa çıktıklarını, reddedilmekle nasıl yüzleştiklerini sorarsan verecekleri cevap hemen hep aynıdır: “Yaptığım şey buna değer.”

Bir adım öne çık ve haykır: “İçimde bu var! Bende bunu gerçekleştirme kapasitesi var!”

Sıradan olmayı reddet. İçindeki “sıradan” dediğimiz bu düşmanın sonunu getir. İçinde bir yerlerde bunu biliyorsun. Sıradan olmak istemiyorsun. Farklı olmak istiyorsun.

Ayağa kalkman için ihtiyacın olan cesareti, desteği, enerjiyi verecek olan şey nedir? Tekrar tekrar düştüğünde yerden kalkmanı sağlayacak kararlılığı verecek olan şey nedir? Bunu sana ne verir? Ve bunu nasıl bulabilirsin? Sevdiğinde…

Sevdiğinde buna değer. Sevdiğinde… Sevmek zorluklarda köprü kurmana yardım eder. Başa çıkmana yardım eder. Sevdiğinde, içinde olduğunda, Bir maraton koşmak ya da sakat dahi olsan fiziksel bir işi halletmek veya hemen her engelde o ateş seni canlandıracaktır. Çocukların için çalışmak ya da ailenin onurunu korumak mesela…

Şunları diyebiliyor musun sor kendine: “Sonunda huzuru buldum.” “Çok başım ağrıyacaksa da ağrısın, bunu yapmak istiyorum.” “Ne olursa olsun bunu yapmaya hazırım.” Eğer cevabın “evet” ise çok güzel şeyler olacak.

İlerleyeceksin. Sürekli canlı, enerjik ve odaklı olacaksın. İnsanlar sana bakıp şaşıracaklar. “Bunu nasıl yaptı” diyecekler.

Kazanmak için gereken güç ve enerji nereden gelir? Kovulduğunda ya da yeniden çalışmaya başladığında, her düştüğünde tekrar ve tekrar kalktığında, bazen hiçbir yolu olmadığını düşündüğünde bile, nereden güç bulacağını bilemediğinde, vazgeçmek istediğinde, pes etmeyi düşündüğünde, arkanı dönüp kaçmak istediğinde kendini sorgulayacaksın. Ve yapamayacaksın.

İlerleyeceksin, başaracaksın.

Her gün bir adım, hiç durmadan, hep ileri…

Bunu Sadece ve Sadece Sen Yapabilirsin

Eğer onları kovalayacak cesaretin varsa, bütün hayallerin gerçekleşir. // Walt Disney

Kendini ada. İnan. Hayatı yaşa. Yolculuğa başla.

İstediğin şeylere baktıkça, geleceğine bakmaya başlarsın. Demek istediğim ve önerdiğim şey şu: Hayatının kontrolünü eline almak ve geleceğini yeniden inşa etmek, şiddetli olacak. Sadece geleceğine bak ve kendini her gördüğünde bir şeyleri yapabileceğini söyle. Kendini buna alıştır. Yeniliklere ve senin için oluşacak fırsatlara açık ol. Kendini tam anlamıyla yakalamalısın.

Kendini bu süreçte cesaretlendirmelisin: “Bunu başarabilirim! Bunu yapabilirim çünkü bu bir şekilde benim için gerçekleşebilir.” Kendine, gücün, kabiliyetin ve ihtiyacın olan her şeyin içinde olduğunu hatırlatmalısın.

Rahat olan konfor alnının dışına çıkmalısın. Şu ana kadar sevmediğini söylediğin şeylerin birçoğunu denememişsindir bile. Kendine bir fırsatı denemek için cesaret ver. Kendini rahatlat ve hep hayalini kurduğun kişi olup olamayacağını gör.

Neyin hayalini kurarsan kur, o hayal sana verildi. Evet sana verildi. Bunu kimse senin için yapmayacak. Bunu sen yapacaksın. Kimse senin başarılarını kaydedip senin kitabını yazmayacak. kimse sana bir iş yeri açmayacak ya da kimse senin okul ve günlük ihtiyaçlarını üstlenmeyecek. Kimse süper bir ekonomik fikirle çıkıp gelmeyecek.

Şu anda sahip olduğun ve seni her durumda ayakta kalmaya zorlayacak bir fikir var. En öncelikli işin onu bulmak. Her ne ise…

Ve bir noktada düşüp kalacaksın. Bu da tecrübe etmen gereken bir şey. Zorlukları ve engelleri aşmaya hazır olmalısın. Rahat ol, bunlar olacak.

Şimdi bir karar vermelisin. Sahip olduğun ne varsa vereceksin. Daha önce hiç vermediğin gibi vereceksin. Neden mi? Çünkü hayatın için vereceksin ki, verecek bir hayatın olsun. fark edeceksin ki ne kadar çok verirsen o kadar çok verebileceksin. Ne kadar çok paylaşırsan, ne kadar çok bilirsen, o kadar tutku dolu olacaksın.

Evsiz insanların ve ne yöne gideceğini bilmeyen gençlerin olduğu bir zamandayız. İnsanların devasa boşluklara düştüğünü hissettiği, işsiz insanların, kötü yürekli insanların, düşüp kaybolmuş insanların zamanlarındayız. Bütün olanlara rağmen, her şeye rağmen, insanlar yapabilecekleri bir şeyler olduğuna karar veriyorlar. Sen de ortaya çık ve bir şeyler YAP!

İnsanlığa yardım etmenin bir yolunu bulabilirsin. Hayatındaki en önemli hizmet için bir yol bulabilirsin.

Biri dizlerinin üstüne düştü diye bir daha kalkamayacak değildir. Başarısız olacağına ya da hayallerine ulaşamayacağına dair kimse kesin bir şey söyleyemez. Kimse yapamayacağını söyleyemez. Kimse bunu yapamaz. Bunu sadece ve sadece sen yapabilirsin.

Görüyor musun? Bir kere aklına yenildin mi her şey biter.

Çoğumuz sıramızın hayat tarafından kontrol edilmesine izin verdiğimiz için, kontrolü elimize almamız gerekirken, kontrol hayatın elinde olduğu için otomatik haldeyiz. Sadece kalabalıkları takip ediyoruz.

Hayallerine göre davran. Konum ve olanaksızlıklara rağmen bunu yapabilirsin. Bu birçok kişi için de ilham olacaktır. Ve tabii ki bunu da sadece ve sadece sen yapabilirsin.