Yeni Bir Başlangıç, Yepyeni Bir Son

Ölüm, insanın en korktuğu şey değildir. Hayatın sonuna geldiğinde sahici bir yaşamının hiç olmadığını fark etmesidir.

Bir hastanede yapılan araştırmada, ölüm döşeğindeki 100 yaşlı insana, hayatlarının “en büyük pişmanlığı” soruldu. Hemen hepsi yaptıklarından değil, “yapamadıklarından” pişman olduğunu söyledi. Alamadıkları riskleri, peşine düşemedikleri hayalleri…

Sana soruyorum: “Son sözlerin ‘keşke’ mi olmalı?” 

Uyan artık! Neden varsın? Hayat çalışmak, hafta sonunu beklemek ve kiranı ödemek değil. Hayır! Her şeyi bilmesem de bunu biliyorum. Bu dünyadaki herkesin bahşedilmiş yetenekleri var.

İnsanlar hayallerini seçmezler. Hayaller insanları seçer. Sorum şu: “Cesaretin var mı seni seçen hayali gerçekleştirmeye? Yoksa onun elinden kaçıp gitmesine izin mi vereceksin?”

Çoğumuz hırsızlıklardan korkarız. Gece gelir her şeyimizi çalarlar. Aslında zihninde de bir hırsız var, hayallerinin peşinde. Onun adı “şüphe (endişe)” ve senin hayal ettiklerinden çok daha fazlasını öldürdü. Onun birçok yüzü var. Bir virüs gibi seni kör eder ve parçalar.

Ve sen “gibi yaparsın.” “Gibi yapmak” yetmez. “Gibi yapmayı” biliyorsun, çok fazla “gibi yapan” insan var. Kariyer değişikliği ister “gibi”… Sürekli 100 almak ister “gibi”… Formda olmak ister “gibi”… Eğer “gibi” yapmak istiyorsan, sonuçları da almış “gibi” yaparsın.

Hayalin ne? Onu tüm kalbinle istemelisin. Çabalaman gerekecek mi? Evet, çabalayacaksın, başka yolu yok. Çok kez tökezleyeceksin, ama olsun. Şunu unutma: “Pürüzsüz bir dağ” diye bir şey yoktur. Eğer zirveye çıkmak istiyorsan, keskin sırtları aşmak zorundasın. Bazı zamanlar strese gireceksin, depresif olacaksın. Sana bir diyeyim: Steven Spielberg, film okullarından tam 3 kez red cevabı aldı, ama O devam etti. Televizyon yöneticileri Oprah Winfrey’i “TV’ye uygun değilsin” diye kovdu, ama O devam etti. Eleştirmenler Beyonce’ye “sen şarkı söyleyemiyorsun” dedi, ama O devam etti.

Mücadele ve eleştiri gelişmek için olmazsa olmaz. Evrenin kuralı böyle ve bu herkes için geçerli. Eğer hayat acı çekmek ise nasıl bir acı olacağını seçebilirsin. İster başarıya giden yolda çekersin acıyı, ister “pişman” olarak.

Bana sorarsan, iki kere düşünme. Bize bir mucize verildi, onun adı “hayat”. Sakın boşa harcama. Sen geçmişinle tanımlanamazsın. Sen aslında her an yeniden doğmaktasın. Sahip çık! ŞİMDİ!

Bazen boşluğa atlamak ve kanatlarını açıp süzülmek zorundasın. İyisi mi kurtul artık şu halinden. Zaman geçiyor ve hayatının tekrarı yok. Eğer sana bahşedileni kullanmazsan, sadece sen değili, bütün dünya bundan “eksik” kalacak. Bu dünyanın şarkısında sen de yer almalısın.

Geçmişe dönüp yeni bir başlangıç yapamazsın. Ama şimdi başlayabilir ve yepyeni bir son yazabilirsin.

Vazgeçme!

Bir dürtüdür, bilinen bir doğrudur.

  • Her şampiyonun hissettiği,
  • her başkanın hissettiği,
  • her kralın hissettiği
  • her cesurun hissettiği,
  • her kazananın hissettiği,
  • her askerin hissettiği,
  • her zafer elde eden kişinin hissettiği,

vazgeçme dürtüsüdür.

Hayallerinden vazgeçme! Varlıksız olman önemli değil. Yardım edilmemesi, Bir ailenin olmaması, alt yapının olmaması, arkadaşlarının olmaması önemli değil.

Hayallerinden vazgeçme! Bırakma onları! Bırakma! Bırakma!

Belki seni iki kat uğraştırır, belki eğitimler ve dersler alman gerekir, belki yeterince hızlı okuyamazsın, belki yeterince hızlı ilerleyemezsin, belki yeterince öğrenmemişsindir, ama asla pes etme! Pes etme! Pes etme!

Senin bir önemin var! Ne kadar güçsüz olursan ol, ne kadar yorgun olursan ol, ne kadar yanlış yaparsan yap, senin bir önemin var! Eğer sen olmazsan, hayatta kaybolacak değerler var. Eğer sen olmazsan, hayatta bir eksiklik olacak. SENİN BİR ÖNEMİN VAR!

Mücadeleye devam et… Bu ringe dönmek isteyen insanların doğasında var. Ne olursa olsun, yapabileceklerinin en iyisini yapmaya çalışırlar. İşte bizi biz yapan bu: yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışmak.

Takdir edilmiyor, belki ödüllendirilmiyor olabiliriz. Ama zorluklarla mücadele etmeyi öğrenebilirsek, bu bize yeter.

Şu an her şey iyi görünüyor olabilir, ama yataktan çıkmak istemediğin, kıyafetlerimi giymek istemediğin, dişlerimi fırçalamak istemediğin günleri de gördün. Öyle kasvetli günler gördün ki, nereye gideceğimi bilmeden öylece yollarda dolaştığın ve ne olacağını umursamadığın…

O günler geldi ve geçti. Onlar gelip geçiciydiler.

Sen inancımı koru! Bir çok şey kaybettin ama onu korudun. Çok arkadaşını kaybettin, çok güç kaybettin, cesaretini yitirdiğin çok oldu, çok zaman da kaybettin, çok para da kaybettin, ama dizlerinin üzerinde şükür ederek inanmaya devam ettin.

Parasızken inandın, yalnızken inandın, ihanete uğradığında inandın.

  • Eğer işini kaybedersen inanmaya devam et.
  • Eşini kaybettiysen inanmaya devam et.
  • Çocuğunu kaybettiysen inanmaya devam et.
  • İşler kötü gidiyorsa inanmaya devam et.
  • Ailenin yanına taşınmak zorundaysan inanmaya devam et.
  • Elin ayağına dolaşmışsa inanmaya devam et.
  • Otobüsü yakalaman gerekiyorsa inanmaya devam et.
  • Otostop çekeceksen inanmaya devam et.
  • Hasta olduysan inanmaya devam et.
  • Böbreğini kaybettiysen inanmaya devam et.
  • Kalp sorunları yaşadıysan inanmaya devam et.

Belki yeni bir kalbe sahip olamazsın, ama inancını korumak zorundasın.

Tadını Çıkar Hayatın

Günaydın!

Bugün mutlu olacağım!

Tadını çıkaracağım hayatın!

Tüm gün aklımızdan çıkarmaman gereken şeyler şunlar olmalı:

  • Değerliyim, çekiciyim, yetenekliyim, disiplinliyim, ayrıcalıklıyım, kutsanmışım.
  • İyi bir kişiliğim var.
  • İnsanlar etrafımda olmayı seviyor.

Tüm yapman gereken bugünkü tutumunu belirlemek. Olumlu olmayı belirlemek… Dinle! Hayatının tek bir yönde ilerlemesini mi ister misin? Bu yönü düşünmeye başlasan iyi edersin! Hayatını düşündüğün şeylerle alakalı olan bu yola ada.

Düşünceni değiştirdiğinde, tamamen farklı bir yöne gireceksin. Kapılar sana açıldı ve artık ritme göre dans edeceksin! Kendi şarkını, kendi tonundan söyle!

Bende bundan fazlası var. Ben bundan fazlayım!

Bugün için minnettar olabilirsin. Ve vücudun için, elindeki fırsatlar için, ilişkilerin için, yaptığın yardımlar için minnettar olabilirsin ve dahasını da isteyebilirsin.

İyi bir gün geçirmek istersen bunu yapabilirsin! Eğer kötü bir gün geçirmek istemiyorsan başkası da bunu yapamaz zaten. Tutumların senin seçimlerindir. Bugün, tutumunu değiştirmeyi tercih edebilirsin.

Tutumların, geçmişinin arşivcisi, şimdinin konuşmacısı ve geleceğinin önderidir. Tutumların, fırsatlardan, durumlardan ya da üstün yetenekli olmaktan çok hayatındaki başarını ve mutluluğunu belirler. Tutumların hayatını etkiler.

Bu yeni bir başlangıç! Bu yeni bir gün, yeni bir an, yeni herhangi bir şey işte! Geçmişte olup bitenler seni alakadar etmez! Şu anda özgürsün! Kusursuzca ve mükemmel bir şekilde yaratılmışsın.

Sen bir sanat eserisin!

Öngörülü ol!

Coşkulu ol!

Her gün kalk ve büyük düşün!

Büyük hayaller kur!

Ve inanılmaz bir hayatın olsun!

Sabah kalktığında neden aynaya bakıp şunu demiyorsun: Harikasın dostum! Sabah bunu yaparsan, doğru yöne ilerlerken kaydı başlatacaksın.

Hayata evet! Güzelliğe evet! Eğlenceye evet! Sevgiye evet! Bolluğa evet! Refaha evet! Şefkata evet! Hizmete evet!

Merak ediyorum; eğer her gün içindeki kişiyi hazırlamak için 5 dakika ayırsan ne olurdu? Eğer evden çıkmadan önce kendine kim olduğunu hatırlatsan ne olurdu?

iBen

Normal bir insanın hayatının 4 yılını cep telefonuna bakarak geçirdiğini biliyor muydun? Bu çok garip, değil mi?

iMac, iPad ve iPhone’larda da garip bir durum var: “i”… Çok fazla “ben”…Çok fazla özçekim… Ama çok az “biz”.

Teknoloji, bizi hiç olmadığı kadar bencilleştirdi ve uzaklaştırdı birbirimizden. Bizi bağlayacağını beklerken, hiç de buna yaramadı.

Ağzına kadar dolu bir arkadaş listemiz olsa da, çoğumuz yalnızız. Çünkü arkadaşlıklarımız, telefonlarımızın ekranlarından daha kötü durumda.

Kişisel değerimizi evde, bilgisayarın başında oturup, takipçi ve beğeni sayılarına bakarak ölçüyoruz. Bizi gerçekten sevenleri göz ardı ediyoruz. Bize gerçekten sarılabilecek biriyle konuşmaktansa, gönderi paylaşıyoruz.

Rahatsız mı oldun?

Medyanın ele geçirdiği bir dönemdeyiz. Konuşmalar, snapleşmelere döndü. Haberler 140 yazı karakteri oldu. Videolar hızlı çekim, 6 saniye oldu. Ve arkadaş eklemeler telefonlardaki internetten daha hızlı…

Son olarak, evet seçeneğin var. Ama bu, ha deyince düzeltebileceğin bir şey değil. Kendin yapmalısın. Ya kontrol edersin ya da kontrol edilirsin. Bir karar ver. Artık önemli bir anı telefonuna kaydetmekle uğraşarak o anı mahvetme. Bak geç! Yediğin yemeklerin fotoğrafını çekme artık. Ye geç! Yeni uygulamayı, yeni güncellemeyi ya da yeni arayüzü bırak artık.

Bana kızma. Şarjın az kaldığında da mutlu olduğun bir dünya istiyorum. Çünkü bu, insanlığa bir “tık” daha yakınsın demek olacak.

Hayalperest

İdeallerin ve hayallerin sana başarman ve gerçekleştirmen için bahşedilmiş birer hediyedir. Bir şeyler üretecekmiş gibi, ender olan bazı şeylerin kıpırdadığını hissediyorsan içinde, seni tebrik ediyorum, gelişmeye hazır ve buna değersin.

Çok değerlisin, üzerine titrenmeli, alkışlanmalı, omuzlar üzerinde taşınmalısın. Çünkü sen hayal kuruyorsun, çünkü sen kendine inanıyorsun, çünkü senin başaramayacağın hiçbir şey yok.

Senin hayatın hayallerinden ibaret ve sen hayallerine uygun kendi gerçekliğini yaratabiliyorsun. Genişlemesi gereken ufukları genişletiyor, kendini geliştiriyor, bulunması gereken yolları buluyorsun. Zor olabilir ama olanaksız değil ve sen bunu çok iyi biliyorsun.

Mantığına kanmıyor, hislerine kaptırıyorsun  ve ne kadar mantık dışı görünse de başkalarına sen sonuçlara yürüyorsun. Hayallerini gerçekleştirmek senin kaderin, senin olmazsa olmazın.

Böyle gelmiş böyle gider düsturunu kabul etmiyorsun, edemezsin. İstedikleri kadar duvarları olsun, her türlü engel olsun senin için kayda değer değil. Çünkü sen biliyorsun ki çevrende ve günlük hayatında ne varsa, onları yapanların hiçbiri senden daha zeki ya da özel değildi. Onlar başardılar sen de başaracaksın.

Bugünden yarına aynı sen olamazsın. Zor ise kolay olana kadar çalışırsın. Bilmiyorsan öğrenene kadar araştırır ve okursun. Yavaşlatsalar bile durmazsın. Hayallerine olan tutkun senin sonsuz enerjin, senin ödülün ve sen buna değersin.

Hiçbir karanlık seni korkutamaz çünkü sen ışık saçansın.

Tutku

Neden oynuyorsun bu hayat oyununu? Neye tutkulusun? Seni ne sürüklüyor? Amacın ne? Bu hayattaki amacın ne? Yaptıklarını neden yapıyorsun?

Mükemmel olmak istiyorsan önce bir sebebin olacak. Yaptıklarına bir neden bulmalısın.

Olağanüstüsü olan sensin! Tanımlara sığmıyorsun! Böyle davranmalısın! Tutkun seni uyandırmalı. Kararlılığım kaldırmalı seni yataktan. İstediğin olma,  istediğini yapma ve istediğim şekilde yapma tutkun harekete geçirmeli ve bu yetenek uyandırmalı seni.

Neden oynuyorsun bu hayat oyununu? Önemli olan ne? Yemeğin mi? Uykun mu? Ne?

Fırsatları kaçıramazsın. Tam tersine, varını yoğunu vermelisin. Başka bir şans bekleme, bekleyemezsin. Çalışmak, çabalamak, sürekli hareket ve ilerleme halinde olmak içinden gelmeli. Zaman harcamaya gönüllü olmalısın.

“Eğer şöyle olursa,” … “Eğer piyangoyu tutturursam.” … Bunları bırak artık …

Başarıda hak iddia etmelisin. “Bu benim ve bu benim her şeyim,” demelisin avazın çıktığı kadar . İnsanlar seni böyle tanımalı : “Çalışıyor.” “Üretiyor.” “İlerliyor.”

Çabala ve zorla. Gerçek şu ki fikirlerin, yeteneklerin ne kadar iyi olursa olsun, ilerlemiyorsan, arkandan “Aman Allah’ım, bunların hepsini nasıl yapıyor” dedirtemiyorsan henüz öz disiplinine kavuşmamış ve hangi sektör ya da yönde olursan ol zirvede olan %10’luk kısıma giremeyeceksin demektir.

Tutkusu olan insan her zaman bir adım öndedir. Çevrende her yerde ortalama ve amaçsız insanlar dolu. Tutkun ve enerjik olduğun an sıyrılırsın. Tutkulu olduğun zaman, anlamsız da gelse mantıksız da gelse hayal de gelse yapmaya devam edersin. Tutku seni zirveye taşıyacak olan şeydir.

“Nasıl yapacağımı bilmiyorum,” demezsin, öğrenirsin.

Kimse sana buyur demeyecek bilirsin, alırsın.

Asla kolay değildir, zorlarsın.

Zordur, zaman alır, acıdır, acıtır… Ama buna değer! …

Bir Timsah Nasıl Öldürülür?

Memnun musun? Çok dikkatli ol o zaman, büyük tehlike içindesin. Lütfen rehavete karşı dikkatli ol.

Memnun olma, rehavet ve zafer anı motivasyon açısından çok faydalı ve etkili bir zaman dilimi olsa da seni ertelemeye, ara vermeye ve en kötüsü oldu sanarak bırakıp durdurmaya neden olabilir.

  • “Böyle mutluyum ben.”
  • “Bu şekilde devam etmesi yeterli, mutluyum.”

Bu düşünce ve cümlelere çok dikkat etmelisin. Hele bir de başarı ya da pozitif etkinin dışında bir de para kazanmaya başlamış isen neler olur neler…

Kral sensin… En üst sırada sen varsın… Herkes beklemesini bilecek… Tamam artık, her gün yapman gereken ilerleme bitti artık… Zaten zirvedesin….

Bir timsah nasıl avlanır biliyor musun? Karnı doyduktan hemen sonra… 🙂 Yemeğini yedikten sonra neredeyse felç olur ve istersen öldürebilirsin bile. UYAN! Başarı bir sonuç değil süreçtir. Gelişim ve ilerleme devam etmiyorsa başarıdan söz edemezsin.

Her zaman aç olmalısın. Gelişime, ilerlemeye, daha iyiye ve daha güzele her zaman aç olmalısın. Çünkü her zaman daha iyisi ve daha güzeli vardır. Ve sen her zaman daha iyisini ve daha güzelini hak ediyorsun.

Farkında olman gereken nokta şu: sen rahatlık aramıyorsun aslında. Aradığın şey özgürlük, aradığın şey bolluk, aradığın şey bereket…

Lütfen hayatın ve egonun hedef şaşırtmalarına kanma, devam etmeye devam et.