Brian Tracy ile %100 Zenginlik Formülü

Kariyerime ilk başladığım zamanlarda yıl sonundaki vergi beyanım 14.004 $ idi. 12 yıl sonraki vergi beyanım ise 1.440.000 $ olmuştu. 12 yılda gelirimi 100 katına çıkardım. Geriye dönüp baktığımda ise sonradan “Yüzde Yüz Formülü” olarak adlandırdığım bir formül kullanmış olduğumu fark ettim.

Çok basit olan bu formül artan maliyet kuralına dayanıyor. Japoncada buna “Kaizen İlkesi” denir, sürekli artan iyileşmenin ilkesidir. İyileşme süreci, her gün azar azar artarak ilerler. Üretkenliğinizi, performansınızı veya ürününüzü günde %1’in onda biri kadar artırabilir misiniz? Bunu yapabilir misiniz? Üretkenliğinizi, performansınızı ve ürününüzü her gün binde bir yükseltebilir misiniz? Yanıtınız “elbette” olmalı.

Biraz daha etkin olursanız veya önemli bir işte biraz olsun daha sıkı çalışırsanız tek günde bile olduğunuzun %1’inin onda biri daha da iyi biri haline geliverirsiniz. Ama bir hafta boyunca bunu yapmayı sürdürürseniz, %1’in onda birini 5 gün ile çarptığınızda, %1’in yarısı kadar daha üretken olacaksınız. Peki bu mümkün mü? “Elbette” diyorsunuzdur, herkes o kadar az bir miktar daha üretken olabilir.

Bunu dört hafta boyunca yaparsanız bir ayda %2 daha üretken olursunuz. Bunu bir yıl boyunca yapmayı sürdürürseniz, 52 haftada %26 daha üretken olmuş olursunuz. Peki bu mümkün mü? Yanıt, “Evet”. 

Çünkü “Momentum İlkesi” olarak adlandırılan bir kural var. Bir kez başladığınızda, gitgide devam etmek daha kolay hale gelir ve böylece gittikçe daha hızlanırsınız. 1 yılın sonunda %26 daha üretken olduğunuzda, ürününüz yani toplam geliriniz de %26 artmış olacak. Çünkü daha etkili ve etkin olmaya, daha çok işin altından kalkmaya başlayacaksınız. Daha erken kalkacak, daha çok çalışacak, daha geç yatacak ve önceliklerinizi daha iyi belirleyeceksiniz. Bunu yapmaya 10 yıl boyunca devam edecek olursanız da, %1004 daha iyi olacaksınız. İşte benim yaptığım buydu ve aynı yolu izleyen herkes de bu noktaya gelebilir.

Kısa zaman önce, Seattle’dayken 30’larında genç bir adam yanıma geldi. Onunla ilk tanıştığımda 22 yaşındaydı. Portland’ın dışındaki küçük bir kasabada 2. el araba işinde çalışıyordu. Adı da Chris’ti. Geldi ve “Bay Tracy, beni hatırlıyor musunuz?” diye sordu. “Evet” dedim ona. Harika bir karakteri olan iyi bir adamdı. “Bana yıllar önce öğrettiğiniz o %1000 formülü var ya” dedi. “Evet” dedim, “bunu birçok insana öğretiyorum.” “Ben de işe yaramıyor” dedi. “İşe yaramıyor mu?” dedim. “Hayır yaramıyor” dedi. “Ben bu formülü her gün kullandım” dedim ona. “Yıllar önce öğrendim ve işe yaramadı” dedi. “Ne demek istiyorsun?” dedim. Gülümseyerek dedi ki, “10 yıl sürmüyor, sadece 7 yıl bana yeterli oldu.” “Bugün, 7 yıl öncesinden tam 10 kat daha fazla kazanıyorum” dedi. “Artık 1 ayda kazandığım gelir, eskiden 1 yılda kazandığımdan bile fazla” dedi. “Hepsi bu formülü kullanmam sayesinde” dedi. Ben şahsen bu formülü 10 yılda gelirimi 10 katına çıkarmak için kullandıktan sonra, toplam 12 yılda 100 katına çıkarmak için kullanmaya devam ettim.

%100 Zenginlik Formülü

Sizde yapabilirsiniz. En basit hali ile şu şekilde:

  • Her sabah çıkmanız gereken saatten 2 saat önce kalkın. “Altın Saat” dediğimiz ilk saati kendinize ayırarak değerlendirebilirsiniz. Bu altın saatte, sizi eğitecek, motive edecek veya manevi açıdan güçlendirecek bir şeyler okuyun. Ne olduğu fark etmez. Bedeninize spor yapmanın iyi geldiği gibi, zihninize de bu iyi gelecektir. Gazete, dergi okumak veya televizyon seyretmek yerine, sizi canlandıracak bir şeyler okuyun. Satış işindeyseniz, pazarlama ile ilgili okuyun. Daha manevi şeyler ile ilgileniyorsanız, ruhani bir şey okuyun. İstiyorsanız motivasyonel bir şeyler okuyun ama her sabah 1 saat okuyun. Bu, zihninizi günün kalanına tamamen hazırlayacaktır. Büyük konuşmacılardan biri, ilk saatin günün kalanından bile daha iyi olduğunu söylemişti. Bu saate “Altın Saat” deniyor ve altın saati kendiniz için değerlendirin. Tıpkı sabah erken kalkıp spor yapmışsınız gibi, gün boyunca harika hissedeceksiniz. Sabah erken kalkıp 1 saat okursanız, zihnen gün boyu çok iyi hissedersiniz.
  • Formülün 2. adımı da şu: O gün içinde yapmanız gereken her şeyin bir listesini yapın. Oturun, bir liste yapın ve o gün yapacağınız her şeyi önceden planlayın.
  • 3. adım: Listenizi önceliklerine göre sıralayın. Önem sırasına göre birinci, ikinci ve üçüncünün ne olduğunu belirleyin. Bu şekilde tüm listenizi numaralandırın.
  • 4. adım: Listedeki en önemli işe başlayın. Bu en önemli iş bitene dek tüm zihninizi ona vererek odaklanın. Sonra da 2. önemli görevinize başlayın ve aynı şeyi yapın.
  • 5. adım: Arabanızda ders programları dinleyin. Arabanızı gezer bir sınıfa çevirin. Arabanızı tekerlekli bir üniversiteye çevirin. Kaliforniya Üniversitesi’ndeki bir araştırmaya göre, arabanızda giderken müzik yerine ders dinlemek (kulaklar için sakız çiğnemek de deniyor) neredeyse tam zamanlı üniversiteye denk bir eğitim almanızı sağlıyor. Tek bir ufak nokta haricinde: Üniversiteye gittiğinizde, öğrendiklerinizin %90-95’i pratik hayatta işinize yaramaz. Kuramsaldır, gerçektir ve öğrenmesi hoştur ama gerçek dünyada işe yaramaz. Ancak, pazarlama, iletişim, zaman yönetimi eğitim derslerini dinlediğinizde, sizin için o an asıl önemli olan şeyleri öğrenmeyi seçersiniz. Yani, arabanızı tekerlekli bir üniversiteye dönüştürmekle daha bile çok şey öğrenebilirsiniz. Arabanızı, gezer bir öğrenme makinesine çevirirsiniz.

En başa dönmemiz gerekecek olursa, ilginç bir noktaya değineceğim. Her sabah erken kalkıp 60 dakika boyunca okursanız, haftada ortalama bir kitap okursunuz. Haftada bir kitap da yılda ortalama 50 kitap eder. Astrofizik de dahil olmak üzere, üniversitelerde her bölümde doktora yapmak için yılda 30-50 kitap okumanız ve bunları bir tezde birleştirmeniz gerekir. 1 yıl içinde kendi alanınıza dair 30-50 kitap okursanız, doktora derecesine denk olursunuz. Bu konu ister satış, iş, girişimcilik veya başka bir alan olsun, fark etmez. Hayatınıza yarar sağlayacak bir alanda bir tez yazmışcasına yetkin olacaksınız. Günde 1 saat okuyarak gelirinizi 2-3 katına çıkarabilirsiniz. Bana dönen bir çok insan, bunun hayatlarında yarattığı farkın inanılmaz olduğunu söyledi. Güne, alanınız ile ilgili bir şeyler okuyarak başlayın. Ayrıca gün içinde yapacaklarınızı da önceden  planlarsanız, önceliklerinizi belirlediğinizde söz veriyorum üretkenliğiniz %25 artacak. en önemli görevinize konsantre olduğunuzda, üretkenliğinizi %50 daha artıracaksınız. Sadece okuyarak, öncelik belirleyerek ve en önemli işinize odaklanarak, üretkenliğiniz, performansınız ve ürününüz 1 yılda %100 artacak. Birçok kişi bana, arabanızda eğitim programları dinlemenin bile kendi başına gelirinizi 10 yılda %100 artırdığını söyledi.

  • Sıradaki adımımız, yani 6. adım: Her olaydan sonra kendinize 2 soru sormalısınız. Bu iki soruya ben “sihirli sorular” diyorum. Hayatınızı değiştirecek sorular bunlar. 1. soru şu: “Bu durumda neyi doğru yaptım?” İsterse bir satış işi, isterse bir iş toplantısı, anlaşması veya başvurusu olsun. Hemen ardından kendinize “neyi doğru yaptım?” diye sorun. Ve hemen sonrasında, doğru yaptığınız her şeyi tek tek yazın. Çünkü, sonuç başarılı olmadıysa bile, yaptığınız birçok doğru şey olmuştur. 2. sorunuz ise, “Gelecek sefer neyi farklı yapacağım?” olacak. Sonra da, bu durumu gelecek sefer geliştirmek için neler yapacağınızı yazın. Şu önemli ki, birçok insan neyi yanlış yaptıklarına takılıp kalırlar. “Nerede hata yaptım? Nasıl kaybettim?”  Bunları sorarsanız, bilinçaltınız bu negatif düşünceleri talimat olarak kaydedecektir. Böylece gelecek sefer benzer bir durumda aynı hatayı tekrarlayacaksınız. Ama “Neyi doğru yaptım?” ve “Neyi farklı yaparım?” diye sorarsanız, bilinçaltınız bunları gelecek sefer için talimat olarak kaydedecektir. Böylece gelecek sefer otomatik olarak öyle davranacaksınız.
  • %1000 Formülü’nün 7. adımı herkese milyon dolarlık müşteri gibi davranmanızdır. Hayatınızdaki veya çalıştığınız herkese, hayatınızın en önemli kişisi gibi davranın. Müşterilerinize, ürününüzden sanki milyon dolarlık satın alacaklarmış gibi davranın. Özellikle de aile bireylerinize böyle  davranmalısınız. Çocuklarınıza, eşinize ve arkadaşlarınıza gerçekten önemli insanlar olarak muamele edin. Başkalarına ne kadar önem vererek davranırsanız, kendinizi daha da iyi hissedersiniz. Siz daha pozitif hissettikçe, onlar da daha pozitif hissederler. Böylece sizin etrafınızda daha çok zaman geçirirler veya sizinle daha çok iş yaparlar.

Bu %1000 Formülü, tarih boyunca başarının anahtarı olmuştur. Çünkü sıfırdan başlayıp birden zengin olmaya atlayamazsınız. Hızlı veya kolay da kazanamazsınız. Yaptığınız şey şudur: İşe gidersiniz ve gün be gün, haftadan haftaya, azar azar sonuçlarınız iyileşir. 

Warren Buffett

20. Yüzyılın en başarılı yatırımcısı. Time Dergisi‘ne göre dünyadaki en etkileyici insanlardan biri. 70 Milyar Dolar‘dan fazla servetiyle Waren Buffett.

Tutkunu Bul

İnsanlar işlerini yapmaktan nasıl zevk alabilir? Bunun sırrı nedir? Tutkunu Bul! Tutkunu Bul! Tutkunu Bul!

Ben bu konuda çok şanslıydım.  7 veya 8 yaşlarındaydım bunu bulduğumda. Tutkun olduğun şeyi bulduğunda hayatta şanslısındır ve bunu ilk çalıştığın işte bulabileceğinin garantisi yoktur. Ama her zaman şunu söylerim: Kendine ait bir servete sahip olduğun takdirde, hangi işi yaparsın, o işi bulup, onu yap. İşte bu en iyi yapacağın iştir.

Eğer X yerine 2X’e sahip olduğunda çok daha fazla mutlu olacağını düşünüyorsan, muhtemelen bir hata yapıyorsun. Demek istediğim, yani sevdiğin şeyi bulman gerekir ki işe yarayan da budur. Eğer 10X ya da 20X kazanmanın hayattaki her şeyin cevabı olduğunu düşünüyorsan sorun yaşarsın. Çünkü sonrasında almaman gerekirken borç para almak ya da belki işverenin malzemeden çalmanı istediğinde çalmak gibi işler yapacaksın. Bu her şeyi batırır. Geriye dönüp baktığında yaptığından hoşlanmayacaksın.

Diğerlerinin Ne Düşündüğünü Önemseme

Gerçekleri bildiğimi düşündüğün sürece insanların seninle aynı fikirde olmaması seni rahatsız etmesin. Yani hakkında hiçbir şey bilmediğin bir dolu şey var. Sadece onlardan uzak dur, yetkin olduğum alan içerisinde kal.

“Dahi değilim ama bazı noktalarda akıllıyım ve o noktalara yakın kalırım”. // Tom Watson

Sen de o noktalara yakın kal. Birisi sana bir konu hakkında yanılıyorsun dediğinde, bu senin için bir sorun değildir, sadece o konuya geri dönüp gerçekleri araştır. Açıkçası bu, bir kaç puan daha fazla IQ seviyesine sahip olmaktan ya da ekstra kursa veya okula gitmekten daha önemlidir. Duygusal istikrara ihtiyacın var.

OKU! OKU! OKU!

Sadece oku, oku ve oku. Her gün okuyabildiğin kadar oku. Okumaktan keyif al. Özellikle de biyografiler oku.

Kendine Uygun Bir Plan Yap

Benim günümü nasıl geçirdiğime çok şaşırırsın. Yani demek istediğim günlerim çok plansızdır. Toplantı yoktur, hem de hiç yoktur yani toplantıları sevmem ve çok okurum. Telefonu makul ölçüde kullanırım.

Aslında işimin kendi kendine yürüdüğünü söyleyebilirim. Temelde benim işim ve düşünmem gereken kısım sermayeyi tahsis etmektir. Ama işleri saati saatine planlanmış olarak yapmayı sevmem

Yani yapmak istediklerimi, istediğim şekilde, seçtiğim insanlarla yapabilmem müthiş bir şey. Gerçekten her şey önümde hazır. İşleri yürütüş tarzımı seviyorum. Sanırım en yüksek üretkenliğimin doruk noktasına da bu yöntem sayesinde ulaşıyorum. Çünkü bu benim kişiliğime ve kabiliyetlerime uyuyor..

Her Zaman Yarışta Kal

Tarihten ders almaya gerçekten inanırım. Büyük işleri batıran şudur ki; ben başarısızlıkları incelemeyi severim.

Ortağım bana bilmek istediğim tek şeyin nerede öleceğimi bilmek olduğunu, böylece oraya asla gitmeyeceğimi söylüyor. Ve ben işlerin kötüye gitme nedenlerinin ne olduğunu görmek isterim. Onların sonunu getiren en büyük şeyin bulunulan durumdan hoşnut olmak olduğunu anlarım.

Tedirginliğe ihtiyacın var. Öyle bir duygu ki, bilirsin sürekli birinin senin peşinde olduğunu düşünürsün ama sen onun önünde kalacaksındır. Böylece her zaman ileriye doğru hareket etmek istersin.

Anahtar da bu zaten, aynı şekilde rekabet edebilmen için,  günlük .8 milyar ürün de satsan 10 tane satıyor gibi çalışmak gerekir. Bu tedirginlik, bu inanç yarının bugünden daha heyecan verici olacağını düşünerek çalışmak…

Başarıyı Örnek Al

Ben Graham... Örnek aldığım kişi… Harika bir adamdı ve Columbia’daki profesörümdü. Ben 19 yaşımdayken Nebraska Üniversitesi’nde onun kitabını okudum.

11 yaşımdayken yatırımcılığa başladım. 7 yaşımdayken de onun hakkında yazılanları okumaya başladım. 12 yaşıma geldiğimde Omaha Halk Kütüphanesi’ndeki yatırımcılık ve menkul kıymetler borsası ile ilgili bütün kitapları okumuştum. Eğlenceliydi. Hiç bir şekilde bağlandığım bir şey olmadı ama eğlenceliydi. Bana hiçbir kazanç sağlamayacaktı.

Sonra Nebraska Üniversitesi’ndeyken Graham’ın “Akıllı Yatırımcı” adlı kitabını okudum ve bu benim önümü açtı. En büyük oğluma, babamın ve onun adını verdim ‘Howard Graham Buffet’… O müthiş bir adamdı ve benden asla hiçbir karşılık beklemedi. Ben Graham genç yaştayken, etrafına bakardı ve ben de hayranlık duyulan biri olmak istiyorum, o yüzden neden onlar gibi davranmayayım ki derdi.

Koşulsuz Sevgi

Öğrendiğim en büyük ders koşulsuz sevginin gücüne sahip olmaktır. Dünya üzerinde koşulsuz sevgiden daha büyük bir güç yoktur. Ve bence bunu çocuğuna sunarsan, doğru yoldasındır.

Buradaki en önemli şey her zaman koşulsuz sevginin sana döneceğini bilmendir. Bu da çok büyük bir şeydir ve bu şekilde çok yol kat edersin.

Bu çok güçlü bir şey. Çok güçlü bir şey.

 

Elon Musk

PayPal, Tesla, SpaceX, Solar City ve tabii ki MARS projeleri ile sürekli şaşırtmaya devam eden, 11 Milyar Doları aşan servetiyle oyunun kurallarını değiştiren adam, Elon Musk.

Ölü Olmam Gerekir

Arka arkaya bir çok başarısızlık … Hiç ”buna bir son vermem gerekiyor” diye düşünmedim. Asla. Hiç vazgeçmem. Ölü veya tamamen güçsüz olmam gerekiyor.

Hayat Sevmediğiniz İşi Yapmak İçin Çok Kısa

Gerçekten yaptığınız işi seviyorsanız bile içine girdiğiniz alan ne olursa olsun, en iyi siz olsanız bile her zaman bir başarısızlık şansı vardır. Bu nedenle yaptığınız şey her neyse ondan gerçekten hoşnut olmanızın çok önemli. Eğer sevmiyorsanız, hayat sevmediğiniz bir işi yapmak için çok kısa. Eğer yaptığınız işi seviyorsanız, çalışmadığınız zamanlarda bile bunu düşünürsünüz. Demek istediğim, bu aklınızı alamadığınız bir şey. Eğer yaptığınız işi sevmiyorsanız, onda başarılı olmanızın zor olduğunu düşünüyorum.

Küçük Adamları Dinleme

Pek çok kişi beni kendi şirketini kurmaktan vazgeçirmeye çalıştı, çılgınca. İyi bir arkadaşım, patlayan roket videolarından oluşan bir dizi topladı ve bunları bana izlettirdi. O sadece bütün paramı bu işte kaybetmemi istemiyordu. Başarılması olası görünmeyen şeyler yapıyorum ama şu ana kadar hep başardım.

Risk Alın

Cesur davranın, pişman olmayacaksınız.

Bir Şey Yeterince Önemliyse Denemelisin

Tesla’nın başarılı olacağını sanmıyordum. Muhtemelen başarısız olacağımızı düşündüm. Fakat en azından insanların sahip olduğu şu yanlış algıyı çözebileceğimizi düşündüm; elektrikli bir otomobilin, bir golf arabası gibi, çirkin ve yavaş ve sıkıcı olması gerekmiyor. Bir şey yeterince önemliyse, denemelisin, muhtemel sonuç başarısız olsa bile .

En İyisi Ol

Şundan emin olmalısın, her ne yapıyorsan, mükemmel bir ürün veya hizmet olduğundan emin olmalısın. Gerçekten harika olmalı.

Eğer var olan bir pazara giriyorsan, rakiplere karşı ürünün veya hizmetin onların ürünlerinden daha iyi olması gerekir. Biraz daha iyi olması yeterli olmaz, çünkü o zaman kendini tüketicinin yerine koyarsan, “Neden satın almalıyım?” (Bir tüketici olarak)… Her zaman güvenilen markayı alacaktır, eğer aralarında büyük bir fark yoksa.

Bu yüzden, sadece biraz daha iyi olamaz, çok daha iyi olması gerekir.

Chris Gardner

Will Smith‘in canlandırması ile Pursuit of Happiness filminde başarı hikayesini izlediğimiz Chris Gardner.

Kendiniz adadığınız bir plan

Bir planınız olsun. Herkesin kendine ait hayalleri var. Herkes amaçlara sahip. Peki plan nedir?

Plan şu özelliklere sahip olmalı : net, öz, zorlayıcı, tutarlı ve adanmışlık barındıran. Eğer bir planınız varsa, bunu uygulamaya çalışıyor ve ona tutkuyla bağlı iseniz B planı diye bir şey olamaz. Bu kadar basit.

Üç örnek verebilirim. Michael Jordan Chichago Bulls’da 6 NBA Şampiyonluğu kazandı çünkü B planı yoktu.  Oprah Winfrey medya kraliçesi oldu çünkü B planı yoktu. Barack Obama Beyaz Saray’daki koltuğuna oturmayı başardı çünkü B planı yoktu.

Önce Aile

Aile ve iş hayat arasındaki denge her zaman korunmalı. Ve bu denge şu şekildedir: önce aile gelir. Çocuğum her zaman birinci sıradadır.

Eğer iş hayatınızı ve ilişkilerinizi iyi yönetebilirseniz, çok endişe duyduğunuz o proje sunumu da,  siz olmadan gerçekleşemeyecek olan o tele-konferans da yeniden zamanlanabilir. Fakat oğlunuzun ilk beyzbol maçı, kızınızın ilk dans resitali… Aynı kefeye koyamazsınız, orada olmalısınız ve aile önce gelir.

En iyisi ol

Buna daha genç bir adam iken karar vermiştim. Bir şeyde en iyisi olmalıydım. Bu şeyi bulmak zorundaydım ve Wall Street Ticaret Odası’na ilk gittiğimde aradığımın bu olduğunu anladım.

Bantlar yuvarlanıyor, telefonlar çalıyor, insanlar birbirine bağırıyor, siparişleri sesleniyor ve her yerde insanlar bir yerden bir yere uçuşuyordu adeta. Bu başkasına nasıl hissettirir bilmem ama ben kendimi o ritme ait hissettim. Bir müzik parçasını okuyor gibiydim ve buranın olmam gereken yer olduğunu biliyordum.

Tabii ki tekrar geri geldim. Şunu duyana dek oradaydm : “Gardner, sebatına istinaden sana bir şans vereceğiz.” Tüm istediğim de buydu.

Eve gittim ve eski karıma şunları söyledim: “Bana yapamayacağımı söyledin, ama tahmin et bakalım; iki hafta içinde başlıyorum.”

Kendi değerinizi bilin

Uzun zamandır çoğu insan kendi değeri ile net değerini birbirine karıştırıyor. Net değeriniz dalgalanabilir, değişebilir. Bazen artar bazen azalır. Bu paranız ile ilgilidir ama şahsi değeriniz değil.

Sen kimsin? Senin için önemli olan ne? Nasıl yaşarsın? ve değerlerin nelerdir? Bunlar asla tartışılabilir olamaz. Bunun farkına varmalı ve şunu kendine bolca tekrar etmelisin: Net değerim kişisel değerim değildir.

Takımını motive et

Onlara saygı duy. Gelişmelerine izin ver. Onlara güven ve onları yalnız bırak. Ayrıca hayatları boyunca kazandıkları paradan daha fazlasını kazanma fırsatları olduğunu göster. Çekirdek kadronu motive etmek için bu unsurların hepsini bir araya getir.

Değişim şart

Hayatına bir değişiklik katmak istiyorsan şimdiden daha iyi ya da daha kötü bir zaman yok.

Anlıyorum, değişiklik kulağa ürkütücü geliyor. Şu andaki durumuna vakıfsın ve bir şeyleri sarstığında başına neler geleceğini bilmiyorsun. Fakat değişim hakkında iki gerçekten bahsetmeme izin ver. Birincisi, kişisel gelişimin için değişim şart. İkincisi, sen istesen de istemesen de değişim gerçekleşecek. Sen razı ve hazırlıklı olursan bu değişimi kendi lehine kontrol edebileceksin aksi takdirde başına gelene razı olmak zorunda kalacaksın.

İster kenarda oturup hayallerinin gerçekleşmesi için doğru zamanı bekleyenlerden olursun, istersen bunu isteyen, yapan ve hazır olanlardan biri olarak hayatın sana vereceği dersi öğrenenlerden.

Bebek adımları

Dibini eşelemeyi bırak ve sıçra artık. Bebek adımları ile ilerliyor olabilirsin ama yeterince ilerlediğinde ve sabrettiğinde göreceksin ki bu bebek adımları seni hedefine ulaştırmış.

Annemin ana her gün tekrarladığı bir sözü anlatmama izin ver: “Evlat, hiçbir şey kendiliğinden olmayacak. Bunu sen yapmalısın. Yedeğin yok, tamam mı?”

Biliyorum, ilerlemeyi aksatmadan devam ettirmekten daha zor bir şey yok. Ama bunun gerekliliğini kabullenmekten başka çaren de yok.

Geri kalan hayatın

Kısa bir zamanın kalmış olabilir. Bundan sonraki hayatında ne yapacaksın? Bu soru  benim hayatımdaki en büyük ateşleyicilerden biri olmuştur.

Geri kalan hayatında ne olmak istiyorum? Bu yüzden insanlara anlatmak zorunda olduğumu biliyordum. Ve çok uzun zamandır hem anlatıyor hem de yazıyorum. Eğer tamamı ile adanmadan bir şeyler yapmaya çalışıyorsanız, eğer tamamen tutkulu olmadan bir şeyler yapmaya çalışıyorsanız, her gün benliğinize gölge düşürüyor, her gün kendinizi riske atıyorsunuz.

Olduğun yerden başla, kaldığın yerden devam et

Yeni bir idealine başlayacaksan ya da var olan işinden henüz kovulmuşsan şunu unutma: İşini ya da konforunu kaybetmiş olabilirsin ama yeteneklerini, uzmanlığını ve tecrübeni kaybetmedin. Onlar hep seninle birlikte.

Belki de bugün senin vaktindir. Bedava da olsa yapmaya can atacağın şeyi bulacağın gündür. Güneşin bile kaldıramadığı seni güneşten önce kaldırıp can atmanı sağlayacak şeyi bulacağın gündür. Ve o şeyi bulduğun an, her an senin zamanındır.